Peygamber Efendimizin Güzel Ahlakı Kısaca

Konusu 'Hz.Muhammed (sav)' forumundadır ve Wish tarafından 6 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

  1. Wish Üye



    Hz Peygamberimizin Güzel Ahlakı


    Peygamber efendimizin Ahlakını kısa ve öz olarak tasvir etmek için aşağıdaki yazı bir hutbe metninin bir bölümü olarak ADAB (Abduullah Hani) kitabından yararlanarak kaleme alınmıştır.

    Bütün hareketleri mutedil, ve ölçülü idi.

    Hızlı yürür akarak giderdi. Yavaş yürür gibi görünürlerdi.

    Luzumsuz söz söylemezdi.

    Güler yüzlü tatlı sözlü idi.

    Kimseye fena söz söylemez, kötü muamele yapmazdı.

    Yumuşak ve alçak gönüllü idi.

    Peygamberliğine mahsuz ciddiyet vekarını ashabıyla arasında duvar yapmamıştı

    Heybetli ve ağırbaşlı idi.

    Gülümsemsi tebessüm idi. O’nunla sohbet eden kimse O’na can-ı gönülden aşık olurdu.

    İnsanların yıkık kalbleri yapmaya, gönüllerini hoş etmeye düşkündü. Üzgünleri teselli etme fırsatını gözler, onları incitmez küçük büyük bütün ashabını arardı.

    Öfkeden bütün gücüyle sakınır, öfkeli iken bir harekette bulunmaktan sakınır, kendine hakim olurdu. Hakka itiraz edilmesinin haricinde öfkelenmezdi. Dünya ve dünyalık şeyler onu öfkelendirmezdi.

    Hiç bir kimse onunla beraber bulunmaktan şikayet etmemiştir.

    Resulullah’ın hüznü daimi, tefekkürü aralıksız idi.

    Rahatı yoktu.

    Zaruret olmaksızın konuşmazdı.

    İnsanları birbirine ısındırır, birbirinden soğutmazdı.

    Yaradılış olarak yumuşak olmakla beraber,selabetli idi,heybetli idi.

    Her bir toplumun şereflisine ikram eder. Onu onlara başkan yapardı.

    Hiç bir kimseden tebessümünü esirgememekle beraber insanlara karşı daima ihtiyatlı davranırdı.

    Güzel bir hareketi takviye eder. Çirkin bir hareketi kınar, ondan sakındırırdı.

    Resulullah (SAV) Allah’ı (CC) zikretmeden, ne oturur, ne de kalkardı.

    Bir meclise varınca neresi boş kalmışsa orada oturur, herkesin de öyle yapmasını emrederdi. Onunla oturanların hepside kendisinin Resulullah’ın yanında en kıymetli olduğunu zannederdi.

    Sert ve kaba değildi.

    Yüksek sesle konuşmazdı.

    Kötü söz söylemezdi.

    Hata aramazdı.

    Meclisi hilim, haya, sabır ve emanet meclisi idi.

    Üç şeyden kesinlikle kaçınırdı: Münakaşa, çok konuşmak, kendini ilgilendirmeyen şeylerle uğraşmak.

    Konuşmaya başladığı zaman meclistekileri bir hal tutar, sanki başlarında bir kuş varmış gibi hareketsiz kesilirlerdi.

    Her işi mutedil idi. Birbiriyle çelişki arz eden hareketleri yok idi.

    Peygamberliğine mahsus ciddiyet ve vakarını ashabıyla kendisi arasında duvar yapmamıştı.