Osmanlıda Yükselme Dönemi

Konusu 'Osmanlı İmparatorluğu' forumundadır ve Wish tarafından 19 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. Wish

    Wish Üye



    Osmanlı Yükselme Dönemi

    II.MEHMET (FATIH) DEVRI

    ISTANBUL'UN FETHI SIRASINDA Tarihçilere göre Osmanli Devleti Imparatorluga dönüşmüştür.
    Istanbul Osmanli devletinin başkenti oldu.
    Karadenizdeki ipek ticareti Osmanli denetimine girdi.
    Avrupalilar, ipek ve baharat ticaret yollarinin Dogu Akdeniz'de ve Karadeniz'de Türklerin kontrolüne girmesi nedeniyle, başka deniz yollari aramaya başladilar. Bu durum Cografya Keşiflerinin bir nedeni oldu.
    Ateşli silahlardan topun önemi bir kez daha anlaşildi.
    Italya'ya giden Bizansli bilginler Eski Yunan eserlerini tanitarak Rönesans'in başlanmasina katkida bulundular.
    Avrupali devletler Osmanli devletinin askeri üstünlügünü gördüler.
    Yerli halkin güvenini kazanmak papanin haçli birligi çalişmalarini önlemek ve Balkan fetihlerini kolaylaştirmak amaciyla Ortadoks Kilisesinin haklarina dokunulmadi.
    BALKANLARDA FETIHLER
    SIRBISTAN'IN FETHI

    Macarlarla ittifak yapan Sirplarin saldirilarini durdurmak için Belgrad kuşatildi. Belgrad Macarlar'da kaldi. Sirbistan Osmanli topraklarina katildi (1459).
    MORA'NIN FETHI (1460)
    Mora'daki Rum despotlari arasinda olan çatişmalardan bikan halkin istegi üzerine sefer yapildi. bunun sonunda Yunanistan'in güneyindeki Mora alindi.
    EFLAK VE BOGDAN'IN ALINMASI
    Eflak Beyi Vlad (Kazikli Voyvoda) Macarlarla anlaşarak, vergi göndermedi ve gönderilen elçileri öldürdü. Fatih tarafindan yapilan seferle Eflak alindi (1462).
    Bogdan (Moldavya) yapilan sefer sonucu, Osmanli devletine bagli beylik haline getirildi. (1476)
    BOSNA VE HERSEK'IN FETHI
    Bosna krali Macarlarla anlaşarak vergi vermeyince Fatih Bosna seferine çikti. Bölge Osmanli topraklarina katildi (1463). Bosna halki Islamiyete girmeye başladi. Hersek ise 1465 yilinda alindi.
    ARNAVUTLUK'UN FETHI
    Osmanli ordusunda yetişmiş olan Iskender Bey önemli bir Arnavut ailesindendi. II. Murat zamaninda ayaklanarak Arnavutluk'ta prenslik kurmuştu. Venedikliler ve diger Avrupa devletleri Iskender Beyi desteklediler.
    Fatih Arnavutluk seferine çikti. Iskender'e bagli güçlerle dogrudan savaş yapilmadi. Iskender Beyin ölümünden sonra Kroya ve Işkodra şehirleri alindi. (1479) Dalmaçya kiyilari Osmanli topraklarina katildi.
    ANADOLU'DA GELIŞMELER
    Fatih Istanbul'un alinmasindan sonra, Anadolu Türk birligini kurmak ve Karadeniz ticaret yoluna egemen olmak için Anadolu'da seferlere çikti.
    AMASRA'NIN ALINMASI (1459)
    Cenevizliler'in elinde bulunan Amasra kuşatildi. Cenevizli'ler şehri teslim ettiler.
    ISFENDIYEROGULLARI (CANDAROGULLARI)
    BEYLIGININ YIKILMASI (1460)

    Isfendiyar Beyi, Ismail Bey savaşa gerek görmeden Sinop'u Osmanlilara verdi. Ismail Bey'e de Balkanlar'daki Filibe sancagi dirlik olarak verildi.
    TRABZON RUM DEVLETININ YIKILMASI (1461)
    Trabzon Rum Devleti, Dördüncü Haçli seferi sirasinda Istanbul'dan kaçan Rumlar tarafindan 1204 yilinda kurulmuştu.
    Trabzon Rum krali Davit Kommen Akkoyunlu hükümdari Uzun Hasan'a güvenerek vergiye baglanmayi kabul etmeyince, Trabzon denizden ve karadan kuşatildi. Uzun Hasan'dan yardim alamayan kral şehri Fatih'e teslim etti.
    KARAMANOGULLARI BEYLIGININ YIKILMASI
    Karaman Beyliginde yönetim için çatişmalar olmaktaydi. Fatih, Karaman Beyi olmak isteyen Pir Ahmet'e yardim etti. Beyligin başina geçen Pir Ahmet Osmanli egemenligini kabul etti.
    Pir Ahmet, Osmanli - Venedik savaşindan yararlanarak, Osmanlilara verdigi yerleri geri almak istedi. Osmanlilara karşi Venediklilerle anlaşti.
    Fatih, çiktigi seferde Konya ve Karaman yörelerini aldi. Osmanlilarin Anadolu'da en güçlü rakibi ortadan kalkti. Pir Ahmet, Uzun Hasan'a sigindi. Osmanli Akkoyunlu ilişkileri bozuldu. Bir kisim Karaman beyleri Aksaray, Nigde ve Içel yörelerinde etkinliklerini sürdürmeye çalişti. II. Bayezid bu beylerin çalişmalarina son verdi (1487).
    OTLUKBELI SAVAŞI (1473)
    Akkoyunlu devleti Dogu Anadolu'da kurulmuştur. Devletin siniri Maveraünnehire kadar genişlemişti.
    Uzun Hasanin, Trabzon Rum devletini ve Anadolu beylerini, Osmanlilara karşi desteklemesi, ilişkilerin bozulmasina neden olmuştu. Uzun Hasan'in Tokata girmesi ve Karaman - Akkoyunlu ordularının Akşehir'i almak istemeleri, Fatih'in harekete geçmesine neden oldu. Erzincan yakınlarında yapılan Otlukbeli Savaşını Fatih kazandı (1473).
    Akkoyunlu Devletinde, Otlukbeli savaşından sonra iktidar mücadelesi başladı. Bunun sonucunda Akkoyunlu devleti parçalandı. Yerine Safevi devleti kuruldu.
    OSMANLI - MEMLÜKLÜ İLİŞKİLERİ
    Yıldırım Beyazıt'ın, Memlüklü himayesindeki, Dulkadir Beyliğinin topraklarını alması sonucu ilişkiler bozulmuştu. Çünkü, Memlüklü devletinde Dulkadir Beyliği'ni topraklarını alma amacındaydı.
    Fatih Hac yolundaki su kuyularını onararak kutsal topraklarda etkinlik göstermek istedi. Memlüklüler, Fatih'in isteğini iç işlerine müdahale saydılar. Bunun sonucunda ilişkiler bozuldu.
    Memlüklüler, Çukurova'da Osmanlı ordusunu yenilgiye uğrattı.
     
  2. Wish

    Wish Üye


    Cevap: Osmanlıda Yükselme Dönemi

    [​IMG]

    (Fatih Sultan Mehmed’in ölümünde Osmanli Devleti’nin sinirlarini gösteren )harita
    DENİZLERDE GELİŞMELER
    EGE ADALARI'NIN FETHİ VE OTRANTO SEFERİ

    Çanakkale Boğazına hakim olan Cenevizlilerin yönetimindeki İmroz, Taşoz, Limni, Bozcaada, Semadirek alındı. Böylece Çanakkale boğazının güvenliği sağlandı.
    Gelibolu'da tersaneler yapıldı. Boğazın her iki tarafına istihkamlar yapıldı.
    Adriyatik denizindeki Ayamavra, Kefalonya ve Zanta adaları alındı. Bu fetihlere karşı çıkan Napoli Krallığına ait olan Otranto limanı alındı. Fatih'in ölümü üzerine donanma geri çağırılınca Otranta tekrar Napoli Krallığının eline geçmiştir.
    KIRIM HANLIĞI'NIN BAĞLANMASI
    Kırım hanlığında iktidar mücadelesi vardı. Karadenizin kuzey sahillerinde Ceneviz kolonileri bulunuyordu. Moskova prensliğinde ileride tehlike yaratabilirdi. Bu nedenlerden dolayı Kırım hanlığı Osmanlı idaresine bağlandı. Ceneviz kolonilerine son verildi. Karadeniz kıyılarına ulaşan doğu ticaret yolları Osmanlıların eline geçti. Karadeniz Osmanlı gölü haline geldi. Karadeniz kıyılarındaki İpek yolu tamamen Osmanlının eline geçti.
    II.BEYAZIT DÖNEMİ (1481 - 1512 )
    II. Bayezıt, İshâk Paşa ve yeniçerilerin yardımıyla padişah oldu. Sadrazam Karamanlı Mehmet Paşa, Cem'i padişah yapmak istiyordu. Fakat başarılı olamadı. Bu olaydan sonra iktidar mücadelesi başladı.
    CEM OLAYI:
    Temel neden, veraset sisteminde belirli bir seçim usulünün olmamasıdır.
    Cem, yapılan savaşı kaybetti, Karaman beylerine ve daha sonra Memluklulara sığındı. Cem Rodos'a gidip buradan da Rumeliye geçip kuvvet toplayarak İstanbul'a yürümeyi düşündü. Rodos şovalyeleri Cem'i tutuklayarak Fransa'ya götürdüler. Fransa ve Papalık Osmanlı üzerinde Haçlı baskısı kurdular. Fransa kralı Osmanlılara karşı yapacağı haçlı seferinde Cem'den yararlanmayı düşündü. Cem Fransa kralıyla Napoliye geldiğinde öldü.
    OSMANLI - MEMLÜKLÜ İLİŞKİLERİ
    Fatih zamanında başlayan sorunlar ve Cem olayından dolayı ilişkiler bozulmuştu. Memlükler Çukurova çevresinde Osmanlı ordularını yenilgiye uğrattı. Tunus sultanının teklifiyle barış yapıldı. Adana ve Tarsus kaleleri Mekke ve Medine evkafına ait olduğundan Memlüklülere bırakıldı (1491).
    ŞAHKULU AYAKLANMASI (1511)
    Safevi sultanı Şah İsmail Anadoluda egemenlik kurmak için din adamlarını Anadolu'ya göndermişti. Bunlardan Şahkulu, Antalya ve göller yöresinde isyan çıkardı. İsyan zor bastırıldı. Ayaklanmalara katılanlar Ege denizindeki Modon ve Koron adalarına sürüldü (1511).
    OSMANLI - VENEDİK İLİŞKİLERİ
    Venediklilerin elindeki Moradaki yerler ile İnebahtı ve Navarin limanları alındı. Bu fetihler II. Beyazıt zamanındaki tek önemli toprak kazancıdır.
    Not: Endülüs müslümanları Haçlı katliamıyla karşılaşmışlardı. Bunlara yardım edildi. Müslümanlar Kuzey Afrika'ya taşındı.
    II. BEYAZIT'IN PADİŞAHLIKTAN ÇEKİLMESİ
    II. Bayezıt, son zamanlarında ülke yönetimini vezirlere bırakmıştı. Kendini dine ve tasavvuf fikirlere vermişti.
    II. Beyazıt ve devlet adamları şehzade Ahmeti padişah yapmak isteyince, I. Selim Rumeli'de kuvvet hazırladı ve isyan etti. Yenilgiye uğradı. Bu durum bir şehzadenin padişahlık için ilk isyanıdır. Yeniçerilerin desteğini almış olan I. Selim isyanını sürdürdü. Bunun üzerine II. Beyazıt padişahlığı oğlu I. Selim'e bıraktı.
    YAVUZ SULTAN DÖNEMİ (1512 - 1520 )
    I. Selim kardeşlerini ve yegenlerini, tahtini saglamlaştirmak için öldürttü.
    ÇALDIRAN SAVAŞI (1514)
    Safevi devletinin kişkirtmasiyla çikan Şahkulu isyanini dikkate alan I. Selim Iran seferi düzenledi. Safevi devletinin Anadolu'daki taraftarlari olan Şii Türkmenleri öldürttü.
    Iran seferine çikan I. Selim Dulgadir beyliginden yardim istedi. Bu yardim gelmedi. Çaldiran ovasindaki savaşi Safevi devleti kayipetti. Yavuz Iran'i almak için ilerlemek istedi, ancak askerlerin isyani üzerine bu isteginden vazgeçti.
    Turnadag savaşinda Dulgadir beyligi yenildi ve ortadan kaldirildi. (1515). Her iki savaş sonunda Dogu Anadolu Osmanli egemenligine girdi. Anadolu Türk birligi kesin olarak saglandi. Safevi tehlikesi zayifladi.
    I. Selim Tebrizden ayrilirken buradaki bilim ve sanat adamlarini Istanbul'a gönderdi.
    MISIR SEFERI
    Osmanli tarihinin en uzun seferidir.
    NEDENLERI
    Fatih zamanindan itibaren başlayan anlaşmazliklar
    Memlüklü korumasinda olan Dulkadir beyliginin yikilmasi
    Misir'a Osmanlilarin saldirmasindan çekinen Memlüklerin, Şah Ismail ile anlaşma yapmasi (I. Selim bunu Osmanliya karşi büyük bir tehdit saymiştir).
    Iran'a gönderilen Osmanli askerlerine Memlüklerin topraklarindan geçiş izni vermemesi
    I. Selim'in Kutsal topraklari alarak Islâm dünyasinin lideri olmayi amaçlamasi.
    MERCIDABIK SAVAŞI (1516)
    Osmanli ordusuyla Memlüklü ordusu Suriye'de Mercidabik'ta karşilaşti. Kansu Gavri yönetimindeki Memlüklü ordusu yenildi. Suriye Osmanli ülkesine katildi.
    RIDANIYE SAVAŞI (1517)
    Kansu Gavrinin, Mercidabikta ölümünden sonra yerine Tomanbay geçti. Venediklilerden top ve ateşli silahlar aldi. Memluklar yenilgiye ugratildi (1517).
    MISIR SEFERININ SONUÇLARI:
    Suriye, Filistin, Hicaz ve Misir Osmanli egemenligine alindi.
    Misir'in alinmasiyla Osmanli geliri artti.
    Venedikliler Kibris için verdikleri vergiyi Osmanlilara vermeye başladilar.
    Baharat ticaret yolunda Osmanli üstünlügü artti. Portekizlilerin Hint deniz yolunu bulmalari nedeniyle (1498). Bu ticaretle ilgili beklenilen kazanç saglanamadi.
    Kutsal emanetler Istanbul'a getirildi.
    Son Abbasi Halifesi III. Mütevekkil Ayasofa camiinde düzenlenen törenle Halifelik makamini I. Selim'e devretti. (Osmanli padişahlari Fatih kanunnamsiyle mutlak otorite olmuşlardi, Halife ünvanini almalariyla da Teokratik nitelik kazanmişlardir.)
    Misirdaki bilim ve sanat adamlari Istanbul'a getirildi.
    Avrupa'ya dogru hiçbir sefer düzenlemeyen I. Selim Macaristan ya da Iran'a dogru olacagi sanilan sefer hazirligi sirasinda öldü. (1520)
    KANUNI DÖNEMI (1520 - 1566 )
    Kardeşi olmadigindan rakipsiz olarak padişah oldu. Osmanli devletinin sinirlarini en geniş noktalara ulaşti. Bu dönemde Osmanli imparatorlugu kültür ve uygarlik alaninda en ileri düzeye gelmiştir.
    IÇ ISYANLAR
    CANBERD GAZALI ISYANI:

    Önceleri Memlüklülere hizmet eden, Canberd Gazali Osmanli devletinin Şam beylerbeyligi görevini yerine getiriyordu. Halifeligi almak ve Memlüklü devletini yeniden kurmak için ayaklandi. Ferhat Paşa komutasinda Osmanli ordusu isyani bastirmiştir. (1521)
    AHMET PAŞA ISYANI:
    Kanuni gelenege göre Ahmet Paşayi sadrazamliga getirmesi gerekirken, Ahmet Paşayi Misir valiligine atadi. Ahmet Paşa Memlüklü devlet adamlarini çevresinde toplayarak isyan etti. Yeni bir devlet kurmak için para bastirdi ve hutbe okuttu. Kanuni'ye bagli askerle isyani bastirdi (1524).
    BABA ZÜNNUN ISYANI:
    Yozgat'ta Bozok Türkmenleri kendilerine tespit edilen vergiyi agir buldular. Türkmenler Baba Zünnun çevresinde toplanarak isyan başlattilar. Baba Zünnun yakalanarak öldürüldü. Isyan bastirildi (1527)
    KALENDEROGLU ISYANI:
    Nedenleri:
    1) Devletin göçebe yaşam sürdüren şii Türkmenleri denetlemek istemesi
    2) Dulkadir Beyligine bagli olan sipahilerin dirliklerini kaybetmesi
    Hacibektaş soyundan olan Kalenderoglu Türkmenler, kendisine katilan sipahilerle, birlikte ayaklandi. Merkezi otoritenin baskisina karşi yapilan bu isyan (1527) yilinda bastirildi.
    BATIDA GELIŞMELER
    BELGRAD'IN ALINMASI (1521)

    Kanuni padişahligini kutlamayan ve vergiye baglanmayi reddeden Macarlara karşi sefer düzenledi.
    Kuşatma sonucu Belgrad ile çevresindeki kaleler alindi. Belgrad Avrupa'ya yapilacak seferler için önemli bir merkez haline getirildi.
    MOHAÇ SAVAŞI VE MACARISTAN'IN ALINMASI
    (1526):
    Macar Krali, Alman imparatoru Şarlken ve Avusturya Imparatoru Ferdinand'la, akrabalik ilişkilerinden dolayi, askeri ve siyasi bir ittifak kurdu. Böylece Osmanli Devletine karşi kurulan ittifakin öncüsü oldu.
    Fransa krali I. Fransuva ve Alman Krali Şarlken arasindaki Avrupa'da üstünlügü ele geçirmek için yapilan mücadele neticesinde Alman krali Şarlken, Fransa krali I. Fransuvayi esir almişti. Ayrica Şarlken, Osmanlilarin Orta Avrupaya kadar ilerlemesini önlemek amacindaydi.
    Kanuni Osmanli imparatorlugu aleyhine hazirlanan ittifaki bozmak ve Fransa'ya yardim etmek amacindaydi.
    Kanuni düzenledigi seferde Macar ordusunu Mohaç ovasinda yenilgiye ugratti.
    Kanuni Macar topraklarini ülkesine katmadi. Korumasi altina aldi. Tampon bir bölge yapti. Erdel beyi Jan Zapolya'yi Macar Kralligina atadi.
    BIRINCI VIYANA KUŞATMASI (1529):
    Nedenleri:
    1. Avusturya Kralinin savaşta ölen Macar Krali ile akraba oldugunu belirterek Macar tahtinin kendine ait oldugunu öne sürmesi
    2. Avusturya'nin kutsal Roma Germen Imparatoru Şarlken'le ittifak yapmasi
    3. Avusturya'nin Macaristan'i işgal etmesi
    4. Kanuni'nin Şarlken'e karşi Fransa'ya yardim etmeyi amaçlamasi
    Kanuni yukaridaki nedenlerden dolayi sefere çikti. Macaristan'i işgalden kurtardi. Fransa Krali Fransuva Avrupa'da en büyük kral olmak için Alman Kral Şarlken'le yaptigi savaşi kaybedince Kanuni'den yardim istedi. Ferdinand ve Şarlken savaşmaktan kaçindilar. Viyana şehri kuşatildi. (1529) etkili toplarin getirilmeyişi, yeterli hazirligin olmayişi ve kiş şartlari, kuşatmanin kaldirilmaina neden oldu.
    ALMANYA SEFERI (1533)
    Ferdinand Macaristani kazanmak için Budin şehrini kuşatinca Kanuni yeniden sefere çikti. Avusturya ve Alman krallari yine savaşmadilar. Avusturya Krali Osmanli Devletinin güçlü oldugunu anladi ve bariş istedi.Istanbul Antlaşmasi Imzalandi (1533). Antlaşma şartlari:
    1. Avusturya krali protokol bakimindan Osmanli sadrazamina eşit sayilacak. (Bu kararli Osmanli Avusturya'ya karşi siyasi üstünlük sagladi)
    2. Avusturya, Osmanlilar'in atadigi Yanoş'u Macar Krali olarak taniyacak.
    3. Avusturya bozmadikça bariş geçerli olacak.
    4. Bu barişin yapilmasinin, diger bir nedeni de Safevilerin doguda karişilikliklar yaratmasidir.
    MACARISTANIN OSMANLI ÜLKESINE
    KATILMASI (1541)

    Kanuni'nin Macar Kralligina atadigi Jan Zapolyan'in ölümü üzerine oglu Yanoş kralliga getirildi. Bu yeni durum üzerine Avusturya, Macaristan'i almak için Macaristan'daki Budin'i işgal etti. Kanuni çiktigi seferde Budini aldi. Macar topraklarini Osmanli ülkesine katti. Sigismund'u, Erdel kralligina atadi. Kuzey Macaristan Avusturya'ya kaldi.
    ZIGETVAR SEFERI, KANUNININ ÖLÜMÜ (1566)
    Yeni Avusturya Krali 1533 Istanbul antlaşmasina uymayarak Macaristan'a yeniden saldirdi. Sokullu Mehmet Paşa sefer karari aldi. Zigetvor kalesi Osmanlilarin eline geçti.
    Not: Kuşatma sirasinda agir hasta olan Kanuni ölmüştür. II. Selim padişahliga getirilmiştir.
    Kanuni, Avrupa Hristiyan birligini bozmak ve Fransayi, Osmanli yanina çekmek istediginden, yardim edecegini bildirmiştir.
    Fransa, ilişkileri kuvvetlendirmek için elçi göndererek siyasi ve ticari nitelikli, bir antlaşmanin yapilmasini istedi. Osmanli tarihinde Uhud - u Atik ya da İmtiyaz-ı Mahsusa olarak bilinen ticaret anlaşması yapıldı. Başlıca maddeler;
    1. Her iki devletin gemileri denizlerde ve limanlarda serbest dolaşabileek
    2. Fransız tüccarlardan daha az gümrük vergisi alınacak
    3. Fransız tüccarların, aralarındaki sorunlara Fransız yargıçlar bakacak
    4. Fransız tüccarlar ile Osmanlılar arasındaki sorunlara Türk yargıçlar bakacak ve bunun için Fransız tercümanlar görevlendirilecek.
    5. Fransızlara din ve mezheplerinde tam serbestlik tanınacak
    6. Osmanlı vatandaşları Fransa denizlerinde ve topraklarında aynı haklardan yararlanacak
    7. Bu anlaşma hükümdarların sağ kaldıkları sürece geçerli olacak.
    Kanuni kapitülasyonlarla Almanya'ya karşı, Avrupa' da denge ve güç kurmayı amaçladı. Kapitülasyon anlaşması, Osmanlılar için önemli siyasi bir başarıdır.
    Fransızlar her padişah değişiminde anlaşmayı yenileyerek zamanla, Osmanlı aleyhine siyasi ve ticari üstünlükler kazandılar. 1740 yılında kapitülasyonlar süresiz olarak uzatıldı. Osmanlı Devleti'nin güçsüzlüğünden yararlanan diğer Avrupalı devletler de kapitülasyonlar kazandılar. Bu durum, Osmanlı devleti'nin sanayileşmiş devletlerin açık pazarı olmasına neden oldu. Kapitülasyonlar Lozan anlaşmasıyla kaldırıldı.
     
  3. Wish

    Wish Üye


    Cevap: Osmanlıda Yükselme Dönemi

    DOĞUDA GELİŞMELER

    [​IMG]

    Kanuni’nin Dogu seferinde geçtigi yerleri gösteren harita
    İRAN SEFERLERİNİN NEDENLERİ
    a) Safevilerin, Bağdat ve çevresini alarak Osmanlı sınırına yakın bölgelerde hareketlenmesi
    b) Safevilerin, ortak sınırı bölgesinde kendi halkına karşı izledikleri baskılı yönetimin, Osmanlının ipek ve baharat ticaretini aksatması
    c) Osmanlı yönetimindeki Bitlis emirinin, Safevilere, Safevilerin, Azerbeycan valisinin Osmanlılara geçmesi
    d) İran'ın, Bağdat valisinin, Osmanlı tarafına katılması, Safevilerin bu duruma müdahele etmesi
    IRAKEYN SEFERİ (1534)
    Kanuni Bitlis Emiri Şeref Hanı cezalandırmak ve Bağdatı almak için sefere çıktı. Azerbeycan alındı. Bağdat alındı. Gilan ve Şirvan'daki ipek ticareti Osmanlıların denetimine girdi.
    İRAN SEFERİ (1548)
    İran'da taht kavgasına giren şehzadenin Osmanlılara sığınması sonucu, Safeviler, Tebriz'i, Nahçevan'ı ve Van çevresini aldı.
    Kanuni, Safevi tehlikesini bitirmek, Azerbeycanı bütünüyle almak için sefere çıktı. Van ve Tebriz'i aldı.
    NAHÇEVAN SEFERİ (1554)
    Safeviler, Avusturya savaşlarından yararlanarak Doğu Anadolu'yu almak için Doğu Anadolu'ya girdi. Kanuni Safevilere kesin bir darbe vurmak için üçüncü defa sefere çıktı. Safeviler'e ait olan Nahçevan, Revan ve Karabağ alındı.
    Bu savaşlar her iki devlet için zararlı olmuştur. Kanuni Avusturya savaşlarından dolayı Safeviler'in barış teklifini kabul etti.
    AMASYA ANTLAŞMASI (1555)
    Bu anlaşma, Osmanlılar ile İranlılar arasındaki ilk resmi antlaşmadır. Buna göre:
    Azerbaycan, Tebriz, Doğu Anadolu ve Irak Osmanlıların oldu.
    Sınır bölgesinde saldırılar yapılmayacak
    I. Selim devrinden itibaren başlayan savaşlar durdu.
    DENİZLERDE GELİŞMELER
    RODOS'UN FETHİ (1522):

    Rodos, Fatih zamanında kuşatılmış, fakat alınamamıştı. Osmanlı gemilerine saldıran Sen Jan şovalyeleri Batı Anadolu kıyılarını tehdit ediyorlardı. Mısır ve Suriye'nin alınmasından sonra bu adanın alınması gerekli oldu.
    Şovalyeler Avrupa'dan yardım gelmeyince adayı boşalttılar. Şarlken şovalyeleri Malta adasına yerleştirdi.
    PREVEZE DENİZ SAVAŞI (1538)
    Alman kralı Şarlken, Doğu Akdenizde Osmanlı üstünlüğüne son vermek için, Andrea Dorya yönetiminde birleşik haçlı donanmasını kurdu.
    Kanuni Barbarosu İstanbul'a çağırdı. Barbaros Kaptan-ı Derya oldu. Cezayir'in Beylerbeyi olduğu ilan edildi.
    Venedik, Ceneviz, Malta, İspanya ve Portekiz deniz kuvvetlerinden oluşan haçlı donanması, Barbaros tarafından yenilgiye uğratıldı.
    Savaştan sonra, Venedikliler ticaretlerinin aksayacağını gördüler ve barış yaptılar. Buna karşılık Mora, Dalmaçya kıyılarındaki kaleleri Osmanlılara bıraktılar.
    TRABLUSGARB'IN ALINMASI (1551)
    Şarlken Tunus'u almak için Malta'daki Sen Jan Şovalyeleri aracılığıyla saldırılar başlattı. Bunun üzerine, Turgut Reis şovalyelerin elindeki Trablusgarb'ı aldı. Trablusgarb beylerbeyi oldu.
    CERBE ADASININ FETHİ (1559)
    Turgut Reis, önceleri kendisine bağlı olan Cerbe adasını, Trablusgarb körfezinin güvenliği için, İspanyollardan almak istedi. Turgut Reis ve Piyale paşa, Andrea Dorya yönetimindeki haçlı donanmasını yendiler. Ada Turgut Reis'in yönetimine bırakıldı.
    MALTA SEFERİ (1565)
    Malta adasına yerleştirilen Sen Jan Şovalyeleri Osmanlı gemilerine saldırıyorlardı. Haçlı donanması bu adayı üs olarak kullanıyorlardı.
    Kanuni, Cezayir ve Trablusgarbın güvenliği için Maltanın alınmasını kararlaştırdı.
    Yapılan kuşatma başarıszlıkla sonuçlandı.
    HİNT SEFERLERİ
    NEDENLERİ

    Portekizlilerin, Ümit burnu yoluyla Uzakdoğu mallarını Avrupa limanlarına taşımaları.
    Portekizlilerin, Hint okyanusunda ve Kızıldeniz çevresinde, müslümanların ticaretlerini engellemeleri
    Deniz yoluyla hac'a giden müslümanların güvenliğinin bozulması
    Hindistan'daki Müslümanlara portekizlilerin saldırması
    Osmanlı Devleti'nin kendisini İslâm Dünyasının koruyucusu olarak görmesi
    Mısır ve Hicaz'ın Osmanlı topraklarına katılmasıyla, Portekizliler ile Osmanlılar karşılaşmışlardır. Hint ticaret yolunu yeniden müslümanların denetimine almak ve Hint müslümanlarına yardım etmek amacıyla, dört deniz seferi düzenledi.
    BİRİNCİ HİNT SEFERİ (1538)
    Gucerat sultanı Bahadır Şahın yardım istemesi üzerine, Mısır Beylerbeyi Süleyman paşa komutasında yardım gönderildi. Yemen, Aden kıyıları alındı. Hindistanın Batı kıyılarındaki Gucerata varıldı. Yeni Gucerat Sultanı, Osmanlı egemenliğine girmemek için Osmanlılara yardım etmedi. Hint okyanusunda Portekiz'e karşı güç olunacağı gösterildi.
    İKİNCİ HİNT SEFERİ (1551)
    Piri Reis Basra Körfezindeki Hürmüz boğazını Portekizlilerden alamadı. Donanmayı kuvvetlendirmek için Mısır'a döndü. Piri Reis savşatan kaçmakla suçlanarak idam edildi.
    ÜÇÜNCÜ HİNT SEFERİ (1552)
    Murat Reis, Basrada'ki Osmanlı donanmasıyla Portekizlilerle savaştı. Başarılı olamadı.
    DÖRDÜNCÜ HİNT SEFERİ (1553)
    Seydi Ali Reis, Basra'daki Osmanlı donanmasıyla Hürmüz boğazını geçti. Portekizlileri yenilgiye uğrattı. Hint okyanusundaki fırtınalara Osmanlı donanması dayanmadı. Seydi Ali Reis İstanbul'a geri döndü. Başından geçen olayları yazdığı Mir'atül - memalik adlı eserde anlattı.
    HİNT SEFERLERİNİN SONUÇLARI :
    Osmanlı devlet adamlarının Hindistan'ın gelecekteki ekonomik önemini anlayamadılar. Portekizliler bu önemi kavradılar.
    Akdenize göre yapılan Osmanlı gemilerinin Hind okyanusuna dayanaklı olmadığı anlaşıldı.
    Portekizlilere karşı kesin üstünlük kazanılmadı.
    Yemen, Habeşistan kıyıları, Osmanlılara katıldı. Kızıldeniz, Basra körfezinde egemenlik sağlandı.
    Osmanlı devleti Habeş, Yemen, Basra, Lahsa olmak üzere yeni eyaletler kurarak bu bölgeleri yönetti

    [​IMG]

    Kanuni Sultan Süleyman’in ölümünde Osmanli Devleti’nin sinirlarini gösteren harita

    SOKULLU MEHMET PAŞA:
    Sadrazam Sokullu aslen Hirvat kökenlidir. Devşirme olarak Enderun'da yetiştirildi. Kanuni zamaninda sirasiyla Kaptan-ı Derya, Rumeli Beylerbeyi, Vezir ve Veziri azamlık (Sadrazam) görevlerine atanmıştır.
    Sokullu, Kanuniden sonra II. Selim ve III. Murat dönemlerinde de sadrazamlık yaptı. Bu süreçte devlet işlerinde birinci derecede sorumlu oldu. Bundan dolayı Sokullu'nun yönetimde aktif olduğu döneme Osmanlı tahinde Sokullu Devri denilir. Sokullu Devri, III. Murat zamanında (1579) yılında Sokullu Mehmet Paşanın öldürülmesiyle sona ermiştir
     
  4. Wish

    Wish Üye


    Cevap: Osmanlıda Yükselme Dönemi

    II.SELİM DÖNEMİ (1566-1574)
    - Sakız adası Cenevizlilerden alındı (1568).
    - Yemen tamamen Osmanlıya bağlandı (1568).
    - Güney Doğu Asya'daki Endonezya adalarından biri olan Sumatra adasında yaşayan Müslümanlara Por*tekiz saldırıları nedeniyle yardım gönderildi.
    - Kıbrıs Venediklilerden alındı (1571). Doğu Akde*niz'deki ticari ve siyasi çalışmalar tamamen Osmanlıların egemenliğine alındı.
    - İnebahtı deniz savaşı oldu (1571). Kıbrıs'ın Os*manlılara geçmesine tepki olarak kurulan Haçlı do*nan*ması Osmanlı donanmasınıııı Mora'daki İnebahtı li*ma*nında yaktı. Sokullu donanmayı kısa zamanda oluş*turdu. Bunun üzerine Venedikliler ticari çalışmalarını sürdürmek için Osmanlı Devletiyle barış yaptı.
    - Tunus İspanyollar'dan geri alındı (1574).
    III. MURAT DEVRİNDE 1574 - 1579 YILLARI ARASINDA OLAYLAR
    - Lehistan kralı ölünce ülkede taht kavgaları çıktı. Sokullu Fransa'nın desteğini alarak, Erdel Beyini Lehis*tan Kralı yaptı. Böylece Osmanlı Devletinin etkinliği Baltık denizine kadar ulaştı.
    Fas sultanlığında iktidar çekişmesi vardı. Sokullu, Cezayir beylerbeyi Ramazan Paşa'yı, Portekizlilerin, bu*rada üstünlük kurmasını önlemek için görevlendirdi. Por*tekiz kralı, Vadi-üs Sebil savaşinda yenilgiye ug*ra*tildi. Fas sultanligi Osmanli himayesine girdi (1577). Atlas ok*yanusuna ulaşildi.
    Safeviler'de iktidar çekişmesi olunca, Kafkasya seferine çikildi. Kafkasya'da bir kisim yerler alindi. Kirim Hanligi ile karadan baglanti kuruldu

    [​IMG]
    Yavuz Sultan Selim devrinde Osmanli Devleti’nin sinirlarini gösteren harita
    SOKULLU MEHMET PAŞA VE
    TÜRK-İSLAM DÜNYASI
    DON - VOLGA KANAL PROJESİ

    Don-Volga Kanal Projesi, Sokullu Don (Ten) ve Volga (İdil) ırmaklarını bir ka*nalla birleştirerek, donan*mayı, Karadenizden, Hazar denizine geçirmeyi düşün*müştür. Bu projedeki başlıca amaçları şun*lardır:
    Altınordu devletinin yıkılmasıyla kurulan Türk han*lıklarını, Osmanlı egemenliğine almak.
    Türk hanlıklarını, Rus egemenliğinden kurtarmak.
    İran savaşlarında asker ve malzeme göndermeyi kolaylaştırmak ve İran'ı almak.
    Orta Asya Türkleriyle yakın ilişkiler kurmak.
    SÜVEYŞ PROJESİ
    Amaçları:
    Hindistandaki ve Endonezya'daki müslümanlarla bağlantı kurmak
    Hind deniz ticaretinden yararlanmak, Uzakdoğu Asya ülkeleriyle ilişkiler kurmak
    Portekizlilerin Hint okyanusundaki etkinliğini sona erdirmek, Ortadoğuda kara ticaretini geliştirmek
    Akdeniz ticaretini yeniden canlandırmak
    MARMARA - KARADENİZ KANAL PROJESİ
    Sakarya nehri, Sapanca gölü ve İzmit körfezini birbi*rine bağlayarak Karadeniz ve Marmara arasında deniz yolu kurulmasını sağlamak. Mimar Sinan bu projeyle gö*revlendirildi. Çalışmalar sonuçsuz kaldı.
    - Don ve Volga kanal projesi, Kırım Han'ın gücünü ve yetkilerini kaybedeceğini düşünerek işçileri isyana teşvik etmesi, projeyi başarısızlıkla sonuçlanmasına ne*den oldu.
    SOKULLUNUN ÖLDÜRÜLMESİ
    Kanuni dönemi dışında, hiçbir sefere katılmaması, sefer*lere karşı olması, çevresndekileri görevlere ata*ması, Sokulluya eleştiriler yapılmasına neden oldu. Bu durumlar Sokullunun öldürülmesine neden oldu (1579). Osmanlı tarihçilerine göre Sokullunun öldürülmesiyel Yükselme Devri sona erdi. Duraklama Devri başladı.
    KURULUŞ VE YÜKSELME DEVRİNDE OSMANLI KURUMLARI- KÜLTÜR VE UYGARLIK
    DEVLET YÖNETİMİ

    Padişah: Devletin başında Osman Beyin soyundan gelen Bey, Gazi, Han, Hakan, Hünkar Sultan gibi ünvan*larla anılan, hükümdarlar bulunurdu. Saltanat babadan oğula geçerdi. Büyük şehzade padişah olurdu.
    Fatihin hazırladığı Kanunname-i Ali Osmani ile hü*kümdarlık mutlak hale getirildi. Bu kanunname ile devle*tin bütünlüğü için kardeş katli gelenek haline geldi. Bu gelenek I. Ahmet tarafından kaldırıldı.
    Şehzadeler sancak beyi olarak atandıklarında Lala denilen hocaların bilgileriyle, devlet tecrübesi kazanır*lardı.
    I. Selim'in, Mısır'ı fethinden sonra Osmanlı padişah*lar Halife ünvanı aldılar. Halife Rüy-yı zemin (Dünya hali*fesi), Zıllulahi Filâlem (Allahın yeryüzünde gölgesi), Hali*fet'ül Müslümin (Bütün müslümanların halifesi) sıfat*larını aldılar. Böylece Teokratik yetkilere de sahip ol*du*lar.
    Tahta gelen padişah, para bastırır, hutbe okutur, kılıç kuşanır ve komşu ülkelere haberciler gönderirdi.
    Divan: Devletin siyasi, idari, adli, mali ve diğer konu*larda kararlar aldığı kuruldur. Topkapı sarayında Kubbe*altı denilen yerde toplanırdı. Son karar padişaha aitti.
    Fatih ve diğer padişahlar divan başkanlığını vezira*zama bıraktılar. Padişahlar Divan çalışmlarını kafes ar*kasından takip ederlerdi.
    Divan üyeleri, kararları birlikte padişaha sunarlardı.. Vezirazam, daha önce Arz odasında padişaha bilgiler verirdi. Divan dağıldıktan sonra vezirazam, Paşakapısı, sonradan Babiâli denilen makamda çalışmasına edvam ederdi.
    Divan üyeleri Vezirazam (Sadrazam), Vezirler, Ka*zeskerler, Defterdar, Nişancı, Müftü, Asıl üye olmayan Reisülküttap, Kaptan-ı Derya ve Yeniçeriağası toplantı*lara katabilirdi.
    Vezirazam: Padişahın vekili ve divan başkanıdır. Padişahın mühürünü taşırdı. Padişah, sefere çıkmadı*ğında, orduyu komuta ederdi. Bütün işlerden sorum*luydu.
    Vezirler: Ulema (bilginler) sınıfından seçilirdi. Resmi ünvanları Kubbealtı vezirleridir. Divan'da görüşlerini bil*dirirler, padişaha ve sadrazama devlet işlerine yardımcı olurlardı. Serdar (Komutan) olarak seferlere katılırlar ve emirlerinde asker bulunurdu. Maaş yerie Has denilen toprak alırlardı.
    Kazaskerler: Vezirlerden sonraki üyelerdir. Önceleri bir kazasker vardı, daha sonra Rumeli ve Anadolu ka*zas*keri olmak üzere sayıları iki oldu. Rumeli kazaskeri rütbe ba*kımından daha önde idi. Divan'daki büyük hu*kuki davalara bakarlardı. Bölgelerindeki kadıların ve mü*derrislerin gö*revlendirilmesini yaparlardı. Kazaskerlere Sadr ünvanı verilirdi.
    Defterdarlar: Kuruluş döneminde bir defterdar vardı. Fatih döneminde Rumeli ve Anadolu Defterdarı olarak sayı ikiye yükseldiiki defterdarlık oluşturuldu. Sadra*zamla birlikte devletin mali işlerine bakardı. Başdefter*darın onayı olmadan harcama yapılamazdı. Rumeli def*terdar, Kazaskerlerden sonra gelen üye idi.
    Nişancı: Devletlerarası yazışmalarla ilgilenirdi. Fer*man ve beratlar üzerine padişahın tuğrası (imzası)'nı çe*kerdi. Has, zemet, tımar defterlerini tutar, bunların dağı*tımına bakardı. Kanunları çok iyi bilirlerdi, gerekti*ğinde Divan'a bilgiler verirlerdi.
    Müftü: Divan kararlarının İslam dinine uygun olup olmadığı konusunda fetva verirdi. Halife ünvanını alın*ma*sından sonra önemleri arttı. Resmi bir makam olarak, müftülüğün ne zaman kurulduğu belli olmamakla bera*ber, devletin başlangıcından beri, divan çalışmalarında yer almıştır. Kanuni devrinde Şeyh-ül İslam adı verilmiş olup sadrazama eşit sayılmıştır.
    Reisülküttap: Doğrudan divan üyesi değildi. XVII yy'dan sonra önemi arttı. Katipler sınıfından bilgili kişiler arasından seçilirdi. Devletin gizli yazışmalarını yapardı. Zamanla dış ilişkilerle ilgili görevleri yerine getirdiler.
    Kaptan-ı Derya (Kaptanpaşa): Deniz kuvvetlerinin başkomutanıydı. Donanma ve denizcilikle ilgili işlerden sorumlu idi. İlk zamanlarda devlet içerisinde makam ola*rak yeri Anadolu beylerbeyinden sonraydı. XVI. yy'ın ikinci yarısıda, vezir rutbesiyle Divan üyesi oldu.
    Yeniçeriağası: Yeniçeri ocağının amiriydi. Ve*zir rüt*besini almışsa, Divana katılırdı. Vezir değilse top*lantıya katılmaz, padişahla doğrudan görüşürdü.
     
  5. Wish

    Wish Üye


    Cevap: Osmanlıda Yükselme Dönemi

    MEMLEKET YÖNETİMİ
    Ülke toprakları yönetim bakımından üçe ayrıldı.
    1. Merkeze bağlı eyaletler,
    2. Merkeze bağlı hükümet ve beylikler,
    3. Özel yönetimi olan beylikler
    Eyaletler san*caklara, sancaklar kazalara ve kazalar da köylere ayrılmıştı.
    MERKEZE BAĞLI EYALETLER
    Rumeli beylerbeyi ve Anadolu beylerbeyliği olarak ikiye ayrılmıştır. Rumeli beylerbeyi makamca yüksekti. Beylerbeyleri başarılı olduktan sonra vezir olurlardı. Beylerbeyinin eyalet merkezine paşasancağı denilirdi. Memleket idaresindeki başlıca görevliler şunlardı:
    Kadı: Kazaları yönetir ve adalet işlerine bakardı.
    Subaşı: Sancak ve kazalarda güvenliği sağlayan, askeri yetkileri olan görevliler idi.
    Eyaletler toprakları dirliklere ayrılarak maaş karşılığı askerlere ve devlete hizmet edenlere verilirdi. Başlıca eyaletler Rumeli, Bosna, Anadolu, Trabzon, Şam, Budin, Temeşvar, Halep, Diyarbakır.
    İstanbulun yönetimi: Başkent olduğundan, yönetimi ayrıydı. Güvenliği Yeniçeri ağası ile Subaşı sağlardı. Be*lediye işlerine şehir emini bakardı. Adalet işlerine de taht kadısı yürütürdü.
    MERKEZE BAĞLI HÜKÜMET VE BEYLİKLER
    İç işlerinde serbest, dış işlerinde Osmanlı devletine bağlı yerlerdir. Başlıcaları Kırım Hanlığı, Eflak beyliği, Boğdan beyliği, Erdel beyliği, Hicaz emirliği. Hicaz emir*liği dışındakiler, savaşta orduya kuvvet gönderirler, yıllık vergi verirlerdi.
    ÖZEL YÖNETİMİ OLAN EYALETLER
    Merkeze uzak eyaletlerdir. Bağdat, Mısır, Trablus*garp, Tunus, Cezayir, Yemen ve Basra. topraklar dirlik*lere bölünmezdi. Bu eyaletlerin valilerine ve komu*tan*la*rına Saliyane (yıllık) denilen maaş verilirdi. Bundan do*layı bu eyaletlere saliyaneli eyaletler adı da verilmiştir. Bu eyaletlerin geliri ilitzama verilirdi. İltizam usulünde eyaletlerden alınacak vergi, önceden hazineye, mültezim denilen kişilerce peşin verilirdi. Mültezimler verdikleri vergiyi eyaletlerden toplardı.
    Trablusgurp, Tunus ve Cezayir'den oluşan üç eya*lete Garp ocakları denirdi.
    TOPRAK YÖNETİMİ
    Köylerde yaşayanların nüfusu, ekonomik faaliyetleri, yazılarak gelirleri belirlenirdi. I. Murat zamanında toprak*ların dağıtımına başlanmıştır. Kanuni zamanında bu usul daha düzenli hale getirilmiştir. II. Selim döneminde ise topra*ğın dağıtımı kanunla yapılmaya başlamıştır. Bu iş*leri Nişancı yapmıştır.
    Toprakların yönetimi devlet elindeydi. Üç yıl ekilme*yen toprakları, devlet başkasına verirdi.
    Toprak hukuki yönden öşür, haraç, miri olmak üzere üçe ayrılmıştır.
    Öşür arazi: Müslümanlara ait topraklardır. Ürünün onda biri oranında vergi alınırdı.
    Haraç arazi: Hristiyan halkın elindeki topraklardır. Toprak sahipleri haraç denilen vergi verirlerdi.
    Miri arazi: Devlete ait olan arazilerdir.
    MİRİ ARAZİ ÇEŞİTLERİ
    Vakıf arazi: Gelirleri medrese, hastahane, imaret, kervansaray ve dini yerlere verilen topraklardır. Vakıf arazi satılamazdı.
    Yurtluk Arazi: Gelirleri sınır boylarındaki beylere bı*rakılan topraktır.
    Ocaklık Arazi: Geliri kale muhafızlarına ve tersane giderlerine ayrılan topraktır.
    Yurtluk ve Ocaklık araziler satılamaz, bağışlanmaz, vakıf yapılamazdı.
    Mukataa: Geliri hazineye gelen topraklardır. Bu top*raklar iltizama verilir. Mültezimler hazine adına geliri toplardı.
    Dirlik: Görev karşılığı olarak başarılı kişilere verilen topraktır. Dirlikler devlet malı olup gelirlerine göre Has, Zeamet, Tımar olmak üzere üçe ayrılır.
    Has: Yıllık geliri yüz bin akçeden çok olan dirliktir. Padişahlara divan üyelerine, yüksek dereceli memurlara verilirdi. Göreve karşılık, Has alanlar devlete sipahi ya da Cebeli denilen (atlı asker) yetiştirirdi.
    Zeamet: Yıllık geliri yirmi bin ile yüz bin akçe arasın*dadır. Orta dereceli memurlara ve komutanlara görev karşılığı verilirdi. Zeamet alanlar o bölgede oturmak ve asker yetiştirmekle yükümlüydü.
    Tımar: Yıllık geliri üç bin ile yirmi bin akçe arasında olan dirliktir. Görev karşılığı verilen Tımar, veraset yo*luyla kimseye bırakılamaz. Tımar alanlar üç bin akçeyi kendi geçimlerine ayırırlardı. Buna kılıçtımarı denilir. Diğer ge*lirlerle, Cebeli ve Eşkinci denilen askerler yetiş*tirir*lerdi.

    TIMAR ÇEŞİTLERİ
    a) Eşkinci Tımarı: Savaşlarda yararlılık gösteren askerlere verilirdi.
    b) Mustahfaz Tımar: Cami imamlarına ve hatiple*rine, saray görevlilerine verilirdi.
    Dirlik sahipleri ile toprağı işleyen köylü ara*sında ilişki*leri ve vergi oranını belirleyen sancak kanun*name*leri denilen kanunlar vardı. Arazinin geliri ve işle*teni tah*rir defterlerine yazılırdı.
    MALİYE
    Devletin mali işleri Başdefterdar tarafından yürütü*lürdü.
    Osmanlı maliyesinde bulunan hazineler:
    Dış hazine: Devletin asıl hazinesidir. Bu hazineye Hazine-i Ami*re verilmiştir.
    Iç hazine: Savaş ve diger önemli işlerin masraflari*nin karşilandigi hazinedir.
    Ceb-i Hümayun hazine: Padişahin şahsina ait ha*zinedir. Has gelirleri ile gönderilen hediyelerden oluş*muştur.
    BAŞLICA GELIR KAYNAKLARI
    Öşür: Devlet mali olan topraklardan müslümanlarin onda bir oraninda verdigi vergidir.
    Haraç: Hristiyan ve Musevi vatandaşlardan, gelir ve kazançlari üzerinden alinan vergidir.
    Cizye: Müslüman olmayan saglikli erkeklerden, yilda bir kere alinan vergidir. Ihtiyar ve çocuklardan alinmazdi. Cezyedar denilen memurlar toplardi.
    Agnam: Hayvancilikla ugraşanlardan alinan vergidir.
    DIGER GELIRLER
    Tüccar ve şehirliden alinan Tekâlif-i örfiye vergisi
    Gümrük vergileri
    Maden, orman, tuzla gelirleri
    Savaş giderlerini karşilamak için alinan avariz vergiler
    Savaşlarda kazanilan ganimetlerin beşte biri. Buna Hums-u şeri adi verilirdi.
    Saliyeneli eyaletlerden ve bagli beylik, hükümet*lerden alinan vergi
    ORDU
    Osmanlilarda ilk ordu Gaziler ve boy halkindan seçi*lenlerden, oluşturuldu. Temelde bu ordu gaziler örgü*tüydü.
    Ilk askeri teşkilat Orhan Bey zamaninda veziri Ala*eddin Paşa ile kadi Çandarli Kara Halilin tavsiye ve ça*lişmalariyla kurulan Yaya ve Müsellem adli asker*lerdi.
    Yayalar maaşli, piyade askerlerdi. Müsellemler vergi vermeyen atli askerlerdi. Savaşta ulufe alirlardi. Bu as*kerler kapikulu askerlerinin çogalmasi üzerine geri hiz*mete alindi.
    Yükselme devrinde ordunun teşkilatlanmasi tamam*landi. Avrupa devletlerinden, üstün duruma gelindi. Ordu üç bölümden oluşmuştur.
    A) Kapikulu Askerleri
    B) Timarli Sipahiler
    C) Yardimci Kuvvetler
    A) KAPIKULU ASKERLERI
    Padişaha bagli de*vamli ve maaşli askerlerdi. Bu as*kerler, Osmanli ordu*sunun temelini teşkil etmiştir. Istan*bul'da ve sinir boyla*rindaki şehir ve kale*lerde yaşarlardi. Yaptiklari iş baki*mindan 1) Kapikulu pi*yadeleri 2) Kapi*kulu süvarileri şeklinde ikiye ayrilmiştir.
    1. Kapikulu Piyadeleri:
    Yedi ocaktan oluşurdu. Bunlar Acemioglanlar, Yeni*çeriler, Topçular, Cebeciler, Toparabacilari, Humbaraci*lar, Lagimcilar
    Acemioglanlar ocagi:
    I. Murat zamaninda Çandarli Karali Halil çalişmala*riyla, Gelibolu'da savaş esirlerinden kuruldu. Hristiyan ailelerin çocuklari Türk ailelerin ya*ninda Türk-İslam ge*leneklerine göre yetiştirildikten sonra ocağa alınır, daha sonra Yeniçeri ocağına gönde*rilirdi.
    Yeniçeriler:
    I. Murat zamanında Çandarlı Kara Halil*'in çalışmala*rıyla kuruldu. (1363). Acemioğlanlar ocağın*dan oluştu*ruldu. İstanbulda kışlalarda otu*rurlar, başka bir işte ça*lışmazlar, emekli oluncaya kadar ev*lenmezlerdi. Savaşta padişahın yanında bulunurlardı. Üç ayda bir ulufe demi*len maaş alırlardı.
    Cebeciler:
    Yaya askerlerin silahlarını onaran ve cephane hazır*layan ocaktı.
    Topçular:
    Top döken, savaşlarda top kullanan ocaktı. Osmanlı ordusunda top ilk kez I. Kosova sava*şında kullanıldı. Bu ocak Fatih Sultan Mehmet zama*nında geliştirildi.
    Top arabacıları:
    Top arabalarını yapan ve topları taşıyan yaya asker*lerdi.
    Humbaracılar:
    Havan toplarını, humbaraları (el bombaları) yapan ve kullanan ocaktı.
    Lağımcılar:
    Kalelerin kuşatılması sırasında tünel ka*zan, barutla kale duvarlarını ve surlarını yıkan sınıftı.
    Kapıkulu Süvarileri:
    Yeniçeriler gibi ulufe alırlardı. Altı ocaktan oluşmuş*tur.
    1. Sipahi 2. Silahtar
    3. Sağ ulufeciler 4. Sol ulufeciler
    5. Sağ Garipler 6. Sol Garipler
    B) EYALET ASKERLERİ (TIMARLI SİPAHİLER): Eyalet askerleri, tımar sistemine ve toprak yönetimine dayanırdı. Ordunun en büyük bölümünü meydana ge*tirmiştir. 1) Tımarlı Sipahiler, 2) Akıncılar olmak üzere ikiye ayrılırdı.
    Tımarlı Sipahiler: Dirlik sahiplerinin yetiştirmekle yükümlü oldukları, Cebeli denilen atlı askerlerdir. Sipahi*lerin giderlerini Tımar sahipleri karşılardı. Ordunun en büyük ve en güçlü hareketli birlikleri idi.
    Akıncılar: Sınır boylarında otururlar, düşman toprak*larına akınlar ve keşifler yaparlardı.
    C) YARDIMCI KUVVETLER:
    Yayalar, Musellemler, Yörükler: İlk düzenli Os*manlı kuvvetleriydi. Yörükler Rumelide, Yayalar Anadolu*'da bulunurlardı. Müsellemler atlı askerlerdir. Savaşta yol açmak, yiyecek taşımak buna benzer işler yaparlardı.
    Azaplar: Savaşta düşman kuvvetlerini oyalayarak kuşatılmasını sağlayan askerlerdi.
    Saka Ocağı: Savaşlarda ve seferlerde su ihtiyacını karşılayan ocaktır.
    DONANMA
    İlk Osmanlı tershanesi Yıldırım Beyazıd zamanında Gelibolu'da kurulmuştur. İstanbul'un fethi ve Mısır'ın alın*ması donanmanın kuvvetlendirilmesini sağlamıştır. Ka*nuni devrinde, donanma en parlak çağını yaşamıştır.
    Donanma başkomutanına Kaptan-ı Derya (Kaptan Paşa) komutanlarına Reis, askerlerine Levent denilmiş*tir.
    Başlıca tershaneler İstanbul, İzmit, Gelibolu, sonra*dan Suveyş, Rusçuk. İstanbul tershanesi (Tershane-i Amire) en büyük tershanedir. Venedik tershanesi düze*yinde idi.
    Akdeniz'de Osmanlı donanmasının en büyük yar*dımcısı Cezayir, Tunus, Trablusgarp'ta kurulu olan Garp ocakları idi.
    HUKUK
    Osmanlı hukuku, İslam hukukuna (şer'i hukuk) da*yanmaktaydı. Kamu hukukunun gelişmesinden dolayı örfi hukuk da gelişti.
    Fatih'in hazırlattığı Kanunname-i Al-î Osmani örfi hukukla ilgili bir kanundu. Bu kanunname Kanuni Sultan Süleyman zamanında yapılan konularla daha da zengin*leştirilmiştir.
    EĞİTİM VE ÖĞRETİM
    Eğitim ve öğretim düzenli şekilde ilkokul düzeyindeki okullar ile medreselerde yapılırdı.
    Bu okullarda, okuma, yazma ve kuran-ı kerim ders*leri görü*lürdü.
    Medreseler: Orta ve yüksek öğrenim kurumlarıdır. Genellikle camiler ve vakıfların çevresinde kurulmuştur. Medreselerin çalışması ve ihtiyaçlarıyla ilgili vakfiyeleri bulunurdu. Ders verenlere müderris, yardımcılrına muid denirdi.
    İlk Osmanlı medresesi İznik'te Orhan Bey zama*nında açıldı. Osmanlı medreseleri Fatihin yaptırdığı Sahn-ı seman medresesi ile Kanuni devrinde yapılan medrese*lerle gelişmiştir.
    Medreselerden mezun olanlar kadılık, müderrislik, müftülük, nişancılık, defterdarlık, tabiplik gibi görevleri ya*parlardı.
    Medreselerin dışındaki en önemli okul Enderundur. İlk önce Edirne sarayında açılmıştır. Enderun Devlet adamı yetiştiren bir okuldur.
    DİL VE EDEBİYAT
    Devletin resmi dili Türkçeydi. Yükselme döneminde sınırların genişlemesiyle Türkçe yaygınlaştı. Türkçe XVI. yy.'da Arapça ve Farsça'nın tesiri altına girmiştir. Böylece Osmanlıca denilen yeni bir dil ortaya çıkmıştır.
    BİLİM VE KÜLTÜR
    Osmanlı kültür hayatında en etkili sınıf ülema sını*fıydı. İstanbul bilim ve kültür merkeziydi. Fatih Eski Yu*nan, Latin, Arap, Fars dillerinde yazılı önemli eserleri ter*cüme ettirdi.
    Önemli bilim ve kültür adamları şunlardır:
    Ali Kuşçu: Semerkanttan geldi. Fatih zamanında Ayasofya medresesinde müderrislik yaptı. Matematik ve astronomi bilginidir.
    Sinan Paşa: Tazaruname adlı eseri yazdı, matema*tik ve astronomiyle ilgilenmiştir.
    Takiyüddin: Türkiye'de ilk rasathaneyi kurmuştur. III. Murat çalışmalarını desteklemiştir. Gericiler tarafın*dan çalışmaları durduruldu ve kurduğu rasathane yıktı*rılmış*tır.
    Sabuncuoğlu Şerefaddin: Cerrahname-i İlhani adlı eseri yazan tıp bilginidir. Fatih döneminde yetişmiş*tir, diğer tıp bilginleri Ahi Almet, Altıncızade
    Piri Reis: Kitab-ı Bahriye ve Dünya haritası eserle*riyle tanınan coğrafyacı ve denizcidir.
    Seyd Ali Reis: Muhid adlı coğrafya eseri, bir seya*hatname olan Mir'atül - Memâlik adlı eseri yazmıştır.
    Ahmedi: Bilinen ilk Osmanlı tarihi olan İskender*name adlı eseri yazdı.
    Hoca Saadddin: Tac-üt Tevarih adlı ilk büyük resmi Osmanlı tarihini yazdı.
    Ebusuud Efendi: Kanuni devrinin ünlü fıkıh bilgini*dir.
    SOSYAL VE EKONOMİK HAYAT
    Sosyal hayat: Halkın büyük çoğunluğunu müslü*manlar oluşturmuştur.
    Hristiyan ve Musevi halka dini inançlarında serbestlik tanınmıştır.
    Türkler, yerleşik ve göçebe hayat sürdürürken,. Müslüman olmayanlar kasaba ve şehirlerde yaşarlardı.
    Halk yöneticiler ve Reaya olmak üzere ikiye ayrıl*mıştı. Reaya Müslüman ve Hristiyan halka denilirdi. Re*aya deyimi sonradan müslüman olmayan halk için kul*landı.
    Şehrin en yüksek sivil yöneticisi Kadı idi, yargı işle*rine bakarlardı. Malların fiat tespitinde bulunur*lardı.
    Lonca teşkilatı, esnafları ve sanatkarları denetlerdi. Loncalarda, çıraktan kalfaya; kalfadan, lonca ustalarına kadar belirli sınıflaşma vardı. Buralardaki Esnaf ve za*na*atkarlar ara*sında karşılıklı yardımlaşma sağlanırdı.
     
  6. Wish

    Wish Üye


    Cevap: Osmanlıda Yükselme Dönemi

    EKONOMİK HAYAT
    Tarım: Topraklar düzenli yazılır ve gelirlerine göre dirliklere ayrılırdı. Toprağı üç yıl arka ar*kaya ekmeyen*den toprak alınırdı. Devlet Tımar sipahile*rine her türlü yardımı ederdi.
    Anadolu'da ve Rumeli'de halk hayvancılıkla geçinirdi. Osmanlı ekonomisi esas olarak tarıma dayanmıştır. Top*rağını ekmeyen ve göç edenlerden çift bozan ver*gisi alınırdı.
    Zanaat: Başta İstanbul olmak üzere, şehirlerde za*nat gelişmişti. Dericilik, demircilik, bakırcılık, kuyumcu*luk, kunduracılık, terzilik meslekleri yapılmıştır.
    Osmanlı sanayisi genelde harp sanayi alanında ge*lişmişti, tershane, baruthane, demirhane gibi tezgahlar vardı.
    Ticaret: Osmanlı toprakları coğrafi bakımdan tica*rete elverişliydi. İpek yolu ve Baharat yolu kervanları, ti*cari canlılığı sağlamıştır. Kırım, Trabzon, Suriye, Mısır, Trab*lusgarp ve Şam önemli ticaret merkezleriydi. Deniz tica*re*tiyle Hristiyan ve Museviler, Kara ticaretini Türkler ile di*ğer Müslümanlar yapardı.
    Para: Osmanlılar'da ilk parayı Orhan beyin bastırdığı bilinmekteydi. Son yapılan araştırmalarda Osman Gazi'*nin bastırdığı para bulundu. Osman Gazi'nin hangi ta*rihte para bastırdığı saptanamadı. Orhan beyin bastır*dığı pa*raya Akçe denir (1327). İlk Osmanlı darphanesi Bursa'da idi. I. Murat bakır para bastırdı. II. Murat bastır*dığı para*larda Sultan ünvanını kullandı. İlk altın para Fatih tarafın*dan bastırıldı.
    SANAT
    Osmanlı sanatında en önemli ilerleme mimaride gö*rülmüştür. İlk çalışmalar İznik'te başlamıştır. Camiler, köprüler, çeşmeler, bedestenler, çarşılar önemli mimari eserlerdir.
    Fatih zamanından itibaren Osmanlı sanatı gelişmeye başladı. Mimar Sinan çok sayıda cami, köprü, medrese yapmıştır. En önemli eserleri Manisa'daki Şehzade, İs*tanbul'daki Süleymaniye, Edirne'deki Selimiye camile*ri*dir.
    Çinicilik, kakmacılık, oymacılık, nakkaşlık, tezhip, minyatür ve hat (yazı) gibi süsleme sanatları çok geliş*mişti. Kitaplar tezhip ve minyatürlerle süslenmiştir.
    Fatih, İtalyan Belleniye kendi portrelerini ve İstanbu*lun çeşitli manzaralarını yaptırmıştır. II. Bayezıt bu sana*tın gelişmesine önem vermiştir. Resim sanatının yerine minyatür sanatı gelişmiştir.