Mevlana Haftası İle İlgili Şiirler

'Soru Çözüm' forumunda YAREN tarafından 29 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. YAREN Üye


    Mevlana Haftası İle İlgili Şiirler

    Mevlana

    Hoş görünün mimarısın
    Gönüllerin baharısın
    Türkülerin diyarısın
    Canım Mevlana Mevlana

    Döner durur semahların
    Ne güzeldir sabahların
    Çoktur senin aşıkların
    Ağlar Mevlana Mevlana

    Az da biter çokta biter
    İnsana insanlık yeter
    Gönüller hep seni sever
    Yanar Mevlana Mevlana

    Aşık Metin bitmez sanma
    Hakkı uzakta arama
    Bu gönülde ki yarama
    Derman Mevlana Mevlana

    Metin Keleş



    Mevlana

    Aşkın girdabına tutulmuş
    Döner Hakk’a doğru Mevlânâ
    Gönüller Hakk’ı onda bulmuş
    Gözlerin nuru Mevlânâ

    Sevgi bağından bir nehr akar
    Üstündeki köprü Mevlânâ.
    Bahçesinde hep güller kokar
    O güllerin gülü Mevlânâ

    Nura boğmuş meşhur beldeyi
    Akan gözyaşıyla Mevlânâ
    Sevgiyle yoğurmuş her şeyi,
    Dağıyla taşıyla Mevlânâ

    Aç olan gelsin bu dergâha
    Ekmek, su, sevgidir Mevlâna.
    Yükselir nuruyla Allah’a
    Menzile çizgidir Mevlâ’na

    Yelken açar hep sonsuzlara
    Dalar ummanlara Mevlânâ
    Bazen çıkar da yıldızlara
    Bakar, insanlara Mevlânâ

    Raşit Keskin



    Bu gün Mevlana günü

    Unutalım yürekte beslenen tüm kinleri
    Bu gün hoşgörü günü bu gün Mevlana günü,
    Birleştirelim dostlar dünyadaki dinleri
    Görmeyelim küskünü bu gün Mevlana günü

    Gel diyordu Mevlana kim olursan öyle gel
    Kardeş yaratıldık biz olur mu ki bizden el
    Tanrı insanı sever güzel olursa amel
    İnsandan yok üstünü bu gün Mevlana günü,

    Unuttum bana karşı yapılan hakareti
    Sizde beni affedin, beslemeyin nefreti
    Bak Mevlana göstermiş bizlere işareti
    Unutalım biz dünü bu gün Mevlana günü,

    Coşari sesleniyor sevgi olsun yürekte
    İnsanlık için her şey, özü vardır gerçekte
    Yapılan her sevabın hepsi ayrı ölçekte
    Bozmayalım bütünü bu gün Mevlana günü

    İbrahim Coşar



    Mevlana ve Hoşgörü

    Mevlana değince, aklıma ilk gelir, hoşgörü
    İslam Dininin, ana temelidir, hoşgörü
    İnsanların kalbini fethetmektir, hoşgörü
    Yaratılmışı, yaratandan ötürü sevmektir, hoşgörü

    Yıllardır hoşgörünün simgesisin, Ey Mevlana
    Ellerimizi göğe değil, açarız Mevla’ma
    Konya’dan, Dünyaya ışık tuttun, Ey Mevlana
    Dualarımız daim ulaşsın, Mevla’ma

    Mevlana, tasavvufun babası
    Çok değerlidir, üzerindeki abası
    İncelik ondadır, yoktur kabası
    Oraya koşuyor, Mevlana kasabası

    Kâinat dönüyor, Mevlana’nın döndüğü gibi
    Mevlana’nın kıymetini bilmeyenlerin, göründü dibi
    Onun elinde ve dilinde, hiçbir zaman bulunmaz çivi
    Mevlana ve hoşgörüden anlamayanlara, sunarım kivi

    Fikret Gürsoy



    Mevlana

    Nice canan terk eyleyip aşkını
    Döne döne gelir sana Mevlana
    Nice tövbe kıran, dergah kaçkını
    Yuna yuna gelir sana Mevlana

    Kimi uddan geçip kimi kopuzdan
    Kimi Hintten, Çinden kimi Oğuzdan
    Bir gün içmek için şeb-i arusdan
    Kana kana gelir sana Mevlana

    Gönül sığmamışsa gönül kabına
    Derdi olan bakar mı hicabına
    Vahdet lokmasını Hak şarabına
    Bana bana gelir sana Mevlana

    Varlığın sırrını bildi bileli
    Evini barkını terk eden veli
    Kendini savrulan yaprak misali
    Sana sana gelir sana Mevlana

    Sultan’ın bir ateş düştü içine
    İster Çine gitsin ister Maçine
    Terk edip varlığı senin hiçine
    Yana yana gelir sana Mevlana

    Sultan Mustafa
     

  2. YAREN Üye

    Mevlana…!

    Senin yolun hak yoludur
    Kokuların gül kokudur
    Dedin şems de pirimdir
    Sana dönerim Mevlana

    Hak ilmidir Amelinde
    Hoş görülük temelinde
    Hak şerbeti ellerinde
    Sana dönerim Mevlana

    Güller gülistan da açar
    Gül kokusu amber saçar
    Gül yüzünde güllerin var
    Sana dönerim Mevlana

    Elbet varırsam diyarına
    Ellerim de güller sana
    Eğri boynum düşer yana
    Sana dönerim Mevlana

    Feriha bir garip kuldur
    Fersah fersah dert doludur
    Fırsatçı mahşer kurdur
    Sana dönerim mevlana

    Feriha Ceylan



    Mevlana ile Hoşgörü

    Uzayın derin bir sırrı var,döner kardeşçe
    Dünya döner,devran döner,sonra yine döner
    Kendi etrafında döner Dünya,hiç durmadan
    Ezeli ve ebedi bir sabırdır,Mevlana

    Güneş çok uzaktır,hem ısıtır hem de yakar
    Herşey toprakta başlar,toprakta tekrar biter
    Zaman,döner bir Dünya’dır; ışığı Güneş’tir
    Ezeli ve ebedi bir sabırdır,Mevlana

    Yağmur yağan râhmettir,tekrarlanan zahmettir
    Toprak,verir,tekrar alır,tekrar can’dır toprak
    Yaradan yaratmış,çok çeşitli ve de kutsal
    Ezeli ve ebedi bir sabırdır,Mevlana

    Dönerek işleyen ‘İlâhi’ bir ışıktır ‘O’
    Dönerek işleyen bir Dünya’dır,Mevlana
    Sabırla akan,zamanla mekandır Mevlana
    Yüzde yüz ilimdir yaradan; elçi Mevlana

    Selim Temiz



    Sana Geldim Mevlana

    Sana geldim Mevlana…
    Düştüm yollara Fatiha’larla
    Önümde yemyeşil ışıktan bir iz
    Yıkanmış yaprak gibi tertemiz

    Sana geldim Mevlana…
    Herşey öylesine mağrur,sessiz,tertemiz
    Geçmiş asırlardan beri tertemiz
    Bir el dokundurursam sandukalara
    Uyanır Horasan erleri

    Sana geldim Mevlana…
    Divan durdum önünde, duygulu, sessiz
    İçimde ne hasret, ne gül, ne bülbül
    Şimdi ezan nur alem, nur Konya
    İşte sabır, işte aşk, işte tevekkül
    Sen bilirsin Mevlana…

    Sana geldim Mevlana…
    Ayet ayet İslam,nakış nakış Türk
    Bir türbe içinde ne güzel mana
    Serin bir rüzgarla çok uzaklardan
    Sana geldim Mevlana…

    Yavuz Bülent Bakiler



    Dün Gece

    Ne güzel geceydi dün gece, ne güzel geceydi:
    Onunla sarmaşdolaş, dudak dudağa,
    talih kapısı ardına kadar açık,
    güneş kucağımızda.

    Ne güzel geceydi dün gece, ne güzel geceydi:
    Şarap tasını her sunuşunda
    diyordu aklına başına al.
    Hani dün gece aklın da tam sırasıydı ya!

    Mevlana Celaleddin Rumi



    Anlatsana

    Gönül dostum anlatsana,
    İlimizde Mevlana`yı.
    Ulu zatın hoşgörüsü,
    Yolumuzda Mevlanayı.

    Kıymet verir her insana,
    Ulvi görev düştü sana,
    Çevir deyişik lisana,
    Dilimizde Mevlana`yı.

    Fetetti nice gönüller,
    Ruzi mahşedeki kullar,
    Bülbül sedasında diller,
    Gülümüzde Mevlana`yı.

    EZGİNİ geldik gideriz,
    Hakka borcumuz öderiz,
    Hatırdadır yad ederiz,
    Telimizde Mevlana`yı



    AĞIT

    Göz gamın ne olduğunu bilseydi,
    gökyüzü bu ayrılığı çekseydi,
    padişah bu acıyı duysaydı;
    göz gece demez gündüz demez ağlardı, gökler yıldızlara, güneşle, ayla

    gece demez gündüz demez ağlardı.
    padişah bakardı ününe,
    tacına, tahtına, tolgasına, kemerine,
    gece demez gündüz demez ağlardı.

    Gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı,
    uçan kuş avlanacağını bilseydi,
    gerdek gecesi bu özlemi görseydi;
    gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı,
    uçan kuş uçmaktan vazgeçer ağlardı,
    gerdek gecesi öpüşmeye, sarılmaya ağlardı.

    Zaloğlu bu zülmü görseydi,
    ecel bu çığlığı duysaydı,
    cellâdın yüreği olsaydı;
    Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,
    ecel bakardı kendine ağlardı,
    cellât, yüreği taş olsa, ağlardı.

    Kumru, başına geleceği duysaydı,
    tabut, içine gireni bilseydi,
    hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;
    kumru selviden ayrılır ağlardı,
    tabut omuzda giderken ağlardı
    öküzler, beygirler, kediler ağlardı.

    Ölüm acılarını gördü tatlı can,
    koyuldu işte böyle ağlamaya.
    Olanlar oldu, gitti dostum benim.
    şu dünya bir altüst olsa, aülasa yeri var.
    öylesine topraklar altında kalmışım

    Mevlana Celaleddin Rumi