kara üzümün faydaları nelerdir

'Şifalı Bitkiler' forumunda Dark tarafından 31 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dark Üye


    kara üzümün faydası,
    Siyah Üzümün faydaları,
    Siyah Üzüm Faydası,
    kara üzümün faydaları nelerdir


    kara üzüm kabuğu ve çekirdeği üzerine yapılan araştırmalarda, önemli bulgular elde edilmiştir. Kabuk ve çekirdeklerde birçok önemli antioksidanlar bulunmaktadır. Bunların çoğu flavonoid ve flavonoid olmayan fenolik bileşiklerdendir. (Resrevatrol,proanthocyanidin ve catechin). Bu yüzden kara üzüm ve çekirdeğinden elde edilen “üzüm çekirdeği extractı” beslenme amaçlı ürünlerde, haplarda ve çeşitli içeceklerde kullanılmaktadır.

    Yapılan araştırmalara göre:

    * Kandaki LDL oksidasyonunu önleyerek kötü kolestrolü önler ve kroner kalp-damar hastalıkları riskini azaltır.
    * Ciltteki yaşlılık lekeleri ve kahverengi lekeleri kapatır.
    * Sindirim sistemini düzenli ve sağlıklı işler duruma getirir.
    * Hücre yenilenmesini artırdığı için ameliyat veya yaralanma sonrası iyileşme sürecini hızlandırır.
    * Kanı sulandırır ve kansızlığa iyi gelir.

    kara Üzüm Kanser Hastalarına İyi Geliyor

    Türk bilim adamları, antikanserojen özelliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanan kara üzümün kanser hastalarında destekleyici tedavide kullanılması için proje yürütecek.
    Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ile Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı’nın ortaklaşa yürüteceği projenin başarıya ulaşması halinde hastalar yüksek fiyata aldıkları ithal ürünü çok ucuza edinebilecek.
    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan, dünyada ve Türkiye’de artış gösteren lösemi, lenfoma ve myeloma gibi hastalıklara yönelik tedavilerde büyük gelişme olmasına rağmen olumlu sonuç alınamayan vakalar da bulunduğunu söyledi.
    Yıllardır “Kemoterapinin yanı sıra destekleyici bir ürün alıp alamayacakları”nı soran hastalarına bununla ilgili bilimsel yayınlar az olduğu
    için çekingen yanıtlar verdiğini anlatan İlhan, bazı hastalarının ithal edilen pahalı ürünlerden kullandıklarını ifade etti. İlhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Son yıllarda kara üzümün kabuğunda bulunan resveratrol adı verilen doğal antibiyotiğin lösemi hastalarında etkili olduğuna ilişkin araştırmalar yayımlandı. Bununla ilgili bir çalışma 33. Ulusal Hematoloji Kongresinde ikincilik ödülü aldı. Nature gibi dünyanın belli başlı dergilerinde bu maddenin kanser hücrelerine karşı etkili olduğu gösterildi ve çalışma çok hızlı ilerliyor. Hatta KML türü kanserli hastalarda çok etkin olan Glivec ilacına direnci olanlarda bile bu maddenin etkili olduğu ortaya çıktı. Yürüteceğimiz bu sosyal sorumluluk projesiyle önce Ziraat Fakültesi’ndeki araştırmacılar tarafından resveratrolun ülkede yetişen kara üzümlerdeki oranı belirlenip ıslah çalışmaları yapılacak. Projenin ikinci aşamasında ise tıp fakültemizin hematoloji bilim dalında önce hayvan, sonra da insan deneyleriyle bu maddenin hastalar üzerindeki etkinliği belirlenecek. Proje başarıya ulaşırsa hastalar bu ürünlere çok daha ucuza ulaşabilecek.”
    “Ürünün kemoterapi gören hastalarda etkili olup olmadığı” sorusu üzerine de İlhan, bazı bilim adamlarının kemoterapiden sonra değerlerinde düşme olan trombosit ve lökositlerin toparlanmasında bu maddenin etkili olduğunu gösteren çalışmalar ortaya koyduklarını bildirdi. İlhan, “Literatüre geçen çok başarılı sonuçlar var. Kemoterapide dirençli olgularda bile işe yaradığı görülmüş” şeklinde konuştu.
    Antikanserojen etkisi olan bu maddenin bir alternatif tedavi değil, ilaçla beraber alınması gereken tamamlayıcı bir ürün olduğunu vurgulayan İlhan, “Lösemi ve lenfoma tedavisinde, kemoterapinin etkisinin artırılması ya da yan etkilerinin azaltılması için kullanılabilecek. Ama bunun için öncelikle projemizin sonuçlanması gerekir” dedi.
    -RESVERATROLUN ANTİKANSEROJEN VE ANTİMUTAJEN ÖZELLİĞİ-
    Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gökhan Söylemezoğlu da kara üzümün soğuk hava koşulları, mantar enfeksiyonları gibi etkenlere bağlı olarak kendini korumak için ürettiği resveratrolun, antikanserojen ve antimutajen özelliği bulunduğunu söyledi.
    Bu maddenin kara üzüm çeşitlerinde yoğun olarak bulunduğunu anlatan Söylemezoğlu, araştırma kapsamında, asmanın gen merkezi olan Türkiye’de yetiştirilen üzüm çeşitlerinde bu maddenin düzeyinin belirleneceğini kaydetti.
    Söylemezoğlu, çalışma kapsamında üzümün çekirdeği, kabuğu ve salkım sapının yanı sıra şarap ve pekmez gibi bu meyveden üretilen ürünlerdeki resveratrol düzeyine de bakacaklarını bildirdi.
    Üzüm suyu ve kuru üzüm gibi besinlerdeki resveratrol oranını da araştıracaklarını belirten Söylemezoğlu, “Bu araştırma, hem kültür çeşitlerinde hem yabani tipteki asmalarda hem de Amerikan türlerinde yürütülecek” diye konuştu.
    Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çolak ise projeyi TÜBİTAK, DPT ve diğer ilgili kuruluşların desteğiyle yürütmeyi planladıklarını söyledi.