Faydalı Arapça Notları-Arapca dilbilgisi notları

Konusu 'Bizim Sözlük' forumundadır ve Ezlem tarafından 20 Şubat 2011 başlatılmıştır.

  1. Ezlem Üye



    faydalı arapça ders notları

    Zamir: ismin yerini tutan marife isimdir

    انا = ene (ben) هو = huve (o) انت = ente (sen)


    Zamirler ikiye ayrılır sırayla bunları örnekler ile öğreneceğiz kardeşlerim[
    1- Munfasıl Zamirler
    2- Muttasıl Zamirler

    1- Munfasıl Zamirler: Başka bir kelimeyle birleşmeyen zamirlerdir[ Bu da ikiye ayrılır

    a- Merfu Munfasıl Zamir
    b- Mansub Munfasıl Zamir

    a- Merfu Munfasıl Zamir: Umumiyetle cümleye söze kendisiyle başlanan zamirdir

    انت زكى = Sen zekisin = ente zekiyyun

    işte tablo şeklinde merfu munfasıl zamirler gerekli terimleri teker teker açıklayacağım inşaallah kardeşlerim excel ile hazılardım renklendirdim zevkli hale gelsin diye anlamadığınız biryer olursa sorun inşaallah



    işte tablo şeklinde merfu munfasıl zamirler gerekli terimleri teker teker açıklayacağım inşaallah kardeşlerimexcel ile hazılardım renklendirdim zevkli hale gelsin diye anlamadığınız biryer olursa sorun inşaallah


    evet devam ediyoruz inşaallah geldik bir başka başlığa

    b-Mansub munfasıl zamirler: Genellikle mef*ûlun bih (nesne) olan zamirlerdir
    Bu zamirlerin başında ki iyyâ'nın tek başına maası ve irabı yoktur Fiilden ayrılan zamire desteklik yaparak ayrı yazılmasını sağlar Şimdi örnekler ve zamirlerin tablo şeklinde gösterimini ekleyeceğim

    işte mansub munfasıl zamirlerin tablosu:



    şimdi de örneklere bakalım:

    كسوته اياه = kesevtuhu iyyâ hu = Onu ona giydirdim

    يعلمه المعلم اياه = yu*allimuhu el-mu*allimu iyyâ hu = Öğretmen onu ona öğretiyor
     
  2. Ezlem Üye


    Faydalı Arapça Notları

    أَنَا Ben = Ene

    أنْتَ Sen = ente

    هُوَ O = huve

    هِىَ O = Hiye

    أنْتُمَا İkiniz = entumâ

    هُمَا İkisi = humâ

    نَحْنُ Biz = nahnu

    أَنْتُمْ Siz = entum

    أََنْتُنَّ Siz (bayanlar) = entunne

    هُمْ Onlar = hum

    هُنَّ Onlar (bayanlar) = hunne

    عِنْدِي Bende = indî

    عِنْدَكَ Sende = indeke

    عِنْدَهُ Onda = indehu

    عِنْدَنَا Bizde = indenâ

    عِنْدَكُمْ Sizde = indekum

    عِنْدَهُمْ Onlarda = indehum

    لِى Benim = lî

    لَكَ Senin = leke

    لَهُ Onun = lehu

    لَنَا Bizim = lenâ

    لَكُمْ Sizin = lekum

    لَهُمْ Onların = lehum

    مِنِّي Benden = minnî

    مِنْكَ Senden = minke

    مِنْهُ Ondan = minhu

    إِليَّ Bana = ileyye

    إِلَيْكَ Sana = ileyke

    إِلَيْهِ Ona= İleyhi
     
  3. Ezlem Üye


    arapca Soru edatları nelerdir

    Soru edatları
    أَدَوَاتُ الْإِسْتِفْهَامِ

    مَنْ؟ Kim?

    أَيْنَ؟ Nerede?

    مَتَى؟ Ne zaman?

    كَيْفَ؟ Nasıl?

    لِمَاذَا؟ Niçin?

    بِكَمْ؟ Kaça?

    مَا؟ Ne?

    أَيُّ Hangi?

    أَيْنَ الْفُنْدُقُ؟ Otel Nerede?

    أَيْنَ السوق المسقوفة ؟ Kapalıçarşı nerededir?

    مَنْ أَنْتَ؟ Sen kimsin?

    مَنْ هُمْ؟ Kim onlar?

    مَتَى وَصَلْتَ؟ Ne zaman ulaştın?

    مَتَى تُسَافِرُ؟ Ne zaman gideceksin?

    كَيْفَ السَّفَرُ؟ Yolculuk nasıl?

    مَا هذا ؟ Bu ne?

    مَا إِسْمُ هذا ؟ Bunun adı ne?

    مَاذَا تُرِيدُ؟ Ne istiyorsun?

    مَاذا تَأْكُلُ؟ Ne yersin?

    مَاذَاتَشْرَبُ؟ Ne içersin?

    بِكَمْ هذا ؟ Bu kaça?

    هَلْ تَفْهَمُ؟ Anlıyor musun?

    هَلْ يُوجَدُ؟ Bulunur mu?

    لاَ يُوجَدُ؟ Bulunmaz[

    مِنْ أَيْنَ؟ Nereden?

    إِلَى أَيْنَ؟ Nereye?

    مِنْ أَيْنَ تَأْتِي؟ Nereden geliyorsun?

    إِلَى أَيْنَ تَذْهَبُ؟ Nereye gidiyorsun?
     
  4. Ezlem Üye


    MÜZARİ MALUM

    يَفْعُلُ kalıbında bulunan يَكْتُبُ muzari filin çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul
    تَثْنِيَةٌ İkil
    مُفْرَدٌ Tekil



    يَكْتُبُونَ
    يَكْتُبَانِ
    يَكْتُبُ
    مُذَكَّرٌ Eril
    غَائِبٌ

    يَكْتُبْنَ
    تَكْتُبَانِ
    تَكْتُبُ
    مُؤَنَّثٌ Dişil

    تَكْتُبُونَ
    تَكْتُبَانِ
    تَكْتُبُ
    مُذَكَّرٌ Eril
    مُخَاطَبٌ

    تَكْتُبْنَ
    تَكْتُبَانِ
    تَكْتُبِينَ
    مُؤَنَّثٌ Dişil

    نَكْتُبُ

    اَكْتُبُ

    مُتَكَلِّمٌ


    يَفْعِلُ kalıbında bulunan يَغْسِلُ muzari filin çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul
    تَثْنِيَةٌ İkil
    مُفْرَدٌ Tekil



    يَغْسِلُونَ
    يَغْسِلاَنِ
    يَغْسِلُ
    مُذَكَّرٌ Eril
    غَائِبٌ

    يَغْسِلْنَ
    تَغْسِلاَنِ
    تَغْسِلُ
    مُؤَنَّثٌ Dişil

    تَغْسِلُونَ
    تَغْسِلاَنِ
    تَغْسِلُ
    مُذَكَّرٌ Eril
    مُخَاطَبٌ

    تَغْسِلْنَ
    تَغْسِلاَنِ
    تَغْسِلِينَ
    مُؤَنَّثٌ Dişil

    نَغْسِلُ

    اَغْسِلُ

    مُتَكَلِّمٌ


    يَفْعَلُ kalıbında bulunan يَعْلَمُ muzari filin çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul
    تَثْنِيَةٌ İkil
    مُفْرَدٌ Tekil



    يَعْلَمُونَ
    يَعْلَمَانِ
    يَعْلَمُ
    مُذَكَّرٌ Eril
    غَائِبٌ

    يَعْلَمْنَ
    تَعْلَمَانِ
    تَعْلَمُ
    مُؤَنَّثٌ Dişil

    تَعْلَمُونَ
    تَعْلَمَانِ
    تَعْلَمُ
    مُذَكَّرٌ Eril
    مُخَاطَبٌ

    تَعْلَمْنَ
    تَعْلَمَانِ
    تَعْلَمِِينَ
    مُؤَنَّثٌ Dişil

    نَعْلَمُ

    اَعْلَمُ

    مُتَكَلِّمٌ


    MÜZARİ MEÇHUL

    Müzari meçhul yalnız bir şekilde bulunur ki, o da يَفْعَلُ kalıbındadır

    Şu halde;

    يَكْتُبُ muzari fiilin meçhulü يُكْتَبُ ,

    يَغْسِلُ muzari fiilin meçhulü يُغْسَلُ ,

    يَعْلَمُ muzari fiilin meçhulü يُعْلَمُ , kalıbından gelir

    يُفْعَلُ kalıbında bulunan يُكْتَبُ muzari fiili meçhulün çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul
    تَثْنِيَةٌ İkil
    مُفْرَدٌ Tekil



    يُكْتَبُونَ
    يُكْتَبَانِ
    يُكْتَبُ
    مُذَكَّرٌ Eril
    غَائِبٌ

    يُكْتَبْنَ
    تُكْتَبَانِ
    تُكْتَبُ
    مُؤَنَّثٌ Dişil

    تُكْتَبُونَ
    تُكْتَبَانِ
    تُكْتَبُ
    مُذَكَّرٌ Eril
    مُخَاطَبٌ

    تُكْتَبْنَ
    تُكْتَبَانِ
    تُكْتَبِينَ
    مُؤَنَّثٌ Dişil

    نُكْتَبُ

    اُكْتَبُ

    مُتَكَلِّمٌ


    يُفْعَلُ kalıbında bulunan يُغْسَلُ muzari fiili meçhulün çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul
    تَثْنِيَةٌ İkil
    مُفْرَدٌ Tekil



    يُغْسَلُونَ
    يُغْسَلاَنِ
    يُغْسَلُ
    مُذَكَّرٌ Eril
    غَائِبٌ

    يُغْسَلْنَ
    تُغْسَلاَنِ
    تُغْسَلُ
    مُؤَنَّثٌ Dişil

    تُغْسَلُونَ
    تُغْسَلاَنِ
    تُغْسَلُ
    مُذَكَّرٌ Eril
    مُخَاطَبٌ

    تُغْسَلْنَ
    تُغْسَلاَنِ
    تُغْسَلِينَ
    مُؤَنَّثٌ Dişil

    نُغْسَلُ

    اُغْسَلُ

    مُتَكَلِّمٌ


    يُفْعَلُ kalıbında bulunan يُعْلَمُ muzari fiili meçhulün çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul
    تَثْنِيَةٌ İkil
    مُفْرَدٌ Tekil



    يُعْلَمُونَ
    يُعْلَمَانِ
    يُعْلَمُ
    مُذَكَّرٌ Eril
    غَائِبٌ

    يُعْلَمْنَ
    تُعْلَمَانِ
    تُعْلَمُ
    مُؤَنَّثٌ Dişil

    تُعْلَمُونَ
    تُعْلَمَانِ
    تُعْلَمُ
    مُذَكَّرٌ Eril
    مُخَاطَبٌ

    تُعْلَمْنَ
    تُعْلَمَانِ
    تُعْلَمِينَ
    مُؤَنَّثٌ Dişil

    نُعْلَمُ

    اُعْلَمُ

    مُتَكَلِّمٌ


    Dikkat:

    1- Fiili muzariler –gerek malum ve gerekse meçhul olsunlar- Türkçeye “şimdiki zaman” veya “geniş zaman” ile tercüme edilirler Eğer bir işe başlamışız da henüz bitmemiş ve devam ediyorsa “şimdiki zaman” ile, eğer görünürde başlanmış bir iş yoksa “geniş zaman” ile tercüme edilir Örnek: يَكْتُبُ kelimesi “yazıyor” yahut “yazar”; يُكْتَبُ kelimesi de “yazılıyor” yahut “yazılır” şeklinde tercüme edilirler

    2- Fiili muzarinin başına “istikbal: gelecek edatı” denilen سَ , yahut سَوْفَ geçerse, Türkçeye “gelecek zaman” ile tercüme edilir Örnek: سَيَكْتُبُ (yazacak), سَيُكْتَبُ (yazılacak); سَوْفَ يَكْتُبُ (yazacak), سَوْفَ يُكْتَبُ (yazılacak), gibi Bu سَ ve سَوْفَ çekimde hiçbir değişiklik yapmadan fiili muzarinin her çekiminin başına geçebilir

    3- Fiili muzarinin başına لاَمُ مَفْتُوعَة (lamı meftuha – üstün lam) gelirse, Türkçeye “şimdiki zaman” ile tercüme edilir Örnek: لَيَكْتُبُ (yazıyor), لَيُكْتَبُ (yazılıyor), gibi Bu لَ harfi çekimde hiçbir değişiklik getirmeden fiili muzarinin her çekiminin başına geçebilir

    NEFY-İ HAL (MUZARİİ MENFİ)

    Fiili muzarinin başına مَا geçerse (Nefyi hal) olup Türkçeye “şimdiki zamanın olumsuzu” ile tercüme edilir Örnek: مَا يَكْتُبُ (yazmıyor), مَا يُكْتَبُ (yazılmıyor), gibi

    Bu مَا çekimde hiçbir değişiklik yapmadan fiili muzarinin her sigasının başına geçebilir

    NEFYİ İSTİKBAL NEFYİ MUZARİ

    Fiili muzarinin başına لاَ geçerse Sibeveyh’e göre (Nefyi İstikbal) olup Türkçeye “geniş zamanın olumsuzu” iler tercüme edilir

    لاَ يَكْتُبُ (yazmaz), لاَ يِكْتَبُ (yazılmaz) gibi Fakat İbni Malik’e göre (Nefyi Muzari) olup Türkçeye “geniş zamanın olumsuzu” veya “şimdiki zamanın olumsuzu” ile tercüme edilebilir

    لاَ يُكْتَبُ (yazmaz veya yazmıyor); لاَ يُكْتَبُ (yazılmaz veya yazılmıyor) gibi Bu لاَ çekimde hiçbir değişiklik yapmadan fiili muzarinin her çekiminin başına geçebilir
     
  5. Ezlem Üye


    arapcada mazi malum nedir

    MAZİ MALUM:

    Mazi malum üç şekil üzere bulunur:

    1) فَعَلَ kalıbında gelir كَتَبَ gibi

    2) فَعِلَ kalıbında gelir عَلِمَ gibi

    3) فَعُلَ kalıbında gelir كَبُرَ gibi

    Üç şekli birbirinden ayıran ikinci harfin harekesidir Birinci ve üçüncü harf üç şekilde de üstündür

    Dikkat:

    Bir fiili mazi harekeli ise harekesine bakarak hangi kalıptan geldiğini anlarız Eğer harekesi yoksa nasıl okunacağını sözlükten öğreniriz

    فَعَلَ kalıbında bulunan كَتَبَ mazifiilin çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
    كَتَبُوا كَتَبَا كَتَبَ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    كَتَبْنَ كَتَبَتَا كَتَبَتْ مُؤَنَّثٌ Dişil
    كَتَبْتُمْ كَتَبْتُمَا كَتَبْتَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    كَتَبْتُنَّ كَتَبْتُمَا كَتَبْتِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    كَتَبْنَا كَتَبْتُ مُتَكَلِّمٌ


    فَعَلَ kalıbında bulunan ضَرَبَ mazi fiilin çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
    ضَرَبُوا ضَرَبَا ضَرَبَ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    ضَرَبْنَ ضَرَبَتَا ضَرَبَتْ مُؤَنَّثٌ Dişil
    ضَرَبْتُمْ ضَرَبْتُمَا ضَرَبْتَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    ضَرَبْتُنَّ ضَرَبْتُمَا ضَرَبْتِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    ضَرَبْنَا ضَرَبْتُ مُتَكَلِّمٌ


    فَعَلَ kalıbında bulunan فَتَحَ mazi fiilin çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
    فَتَحُوا فَتَحَا فَتَحَ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    فَتَحْنَ فَتَحَتَا فَتَحَتْ مُؤَنَّثٌ Dişil
    فَتَحْتُمْ فَتَحْتُمَا فَتَحْتَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    فَتَحْتُنَّ فَتَحْتُمَا فَتَحْتِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    فَتَحْنَا فَتَحْتُ مُتَكَلِّمٌ


    فَعِلَ kalıbında bulunan عَلِمَ mazi fiilin çekimi şöyledir:



    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
    عَلِمُوا عَلِمَا عَلِمَ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    عَلِمْنَ عَلِمَتَا عَلِمَتْ مُؤَنَّثٌ Dişil
    عَلِمْتُمْ عَلِمْتُمَا عَلِمْتَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    عَلِمْتُنَّ عَلِمْتُمَا عَلِمْتِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    عَلِمْنَا عَلِمْتُ مُتَكَلِّمٌ


    فَعُلَkalıbında bulunan كَبُرَ mazi fiilin çekimi şöyledir:



    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
    كَبُرُوا كَبُرَا كَبُرَ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    كَبُرْنَ كَبُرَتَا كَبُرَتْ مُؤَنَّثٌ Dişil
    كَبُرْتُمْ كَبُرْتُمَا كَبُرْتَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    كَبُرْتُنَّ كَبُرْتُمَا كَبُرْتِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    كَبُرْنَا كَبُرْتُ مُتَكَلِّمٌ


    فَعِلَ kalıbında bulunan حَسِبَ mazi fiilin çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
    حَسِبُوا حَسِبََا حَسِبَ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    حَسِبْنَ حَسِبَتَا حَسِبَتْ مُؤَنَّثٌ Dişil
    حَسِبْتُمْ حَسِبْتُمَا حَسِبْتَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    حَسِبْتُنَّ حَسِبْتُمَا حَسِبْتِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    حَسِبْنَا حَسِبْتُ مُتَكَلِّمٌ


    MAZİ MEÇHUL:

    - Mazi meçhul fiili sadece فُعِلَ kalıbında bulunur

    - فَعُلَ kalıbında (5 bab) bulunan mazi malumların meçhulü yoktur Bu kalıp üzerinde bulunan tüm fiillerin hepsi lazımdır Lazım fiilin meçhulü olmaz

    - Fakatفَعَلَ yahut فَعِلَ kalıbında bulunup ta müteaddi olan mazi malumların meçhulünü elde etmek için o mazi malumları فُعِلَ şeklinde okumalıyız

    Örnek: كَتَبَ mazi fiilin meçhulü كُتِبَ dir عَلِمَ mazi fiilin meçhulü عُلِمَ dir

    فَعَلَ kalıbında bulunan كُتِبَ mazi meçhul fiilin çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil


    كُتِبُوا كُتِبَا كُتِبَ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    كُتِبْنَ كُتِبَتَا كُتِبَتْ مُؤَنَّثٌ Dişil
    كُتِبْتُمْ كُتِبْتُمَا كُتِبْتَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    كُتِبْتُنَّ كُتِبْتُمَا كُتِبْتِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    كُتِبْنَا كُتِبْتُ مُتَكَلِّمٌ


    فَعَلَ kalıbında bulunan ضُرِبَ mazi meçhul fiilin çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
    ضُرِبُوا ضُرِبَا ضُرِبَ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    ضُرِبْنَ ضُرِبَتَا ضُرِبَتْ مُؤَنَّثٌ Dişil
    ضُرِبْتُمْ ضُرِبْتُمَا ضُرِبْتَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    ضُرِبْتُنَّ ضُرِبْتُمَا ضُرِبْتِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    ضُرِبْنَا ضُرِبْتُ مُتَكَلِّمٌ


    فَعَلَ kalıbında bulunan فُتِحَ mazi meçhul fiilin çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
    فُتِحُوا فُتِحَا فُتِحَ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    فُتِحْنَ فُتِحَتَا فُتِحَتْ مُؤَنَّثٌ Dişil
    فُتِحْتُمْ فُتِحْتُمَا فُتِحْتَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    فُتِحْتُنَّ فُتِحْتُمَا فُتِحْتِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    فُتِحْنَا فُتِحْتُ مُتَكَلِّمٌ


    فَعِلَ kalıbında bulunan عُلِمَ mazi meçhulün çekimi şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil


    عُلِمُوا عُلِمَا عُلِمَ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    عُلِمْنَ عُلِمَتَا عُلِمَتْ مُؤَنَّثٌ Dişil
    عُلِمْتُنَّ عُلِمْتُمَا عُلِمْتَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    عُلِمْتُنَّ عُلِمْتُمَا عُلِمْتِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    عُلِمْنَا عُلِمْتُ مُتَكَلِّمٌ


    فَعُلَ kalıbında bulunan كَبُرَ mazi meçhul fiilin çekimi olmaz! Çünkü lazım fiillerdir

    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
    yok yok yok مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    yok yok yok مُؤَنَّثٌ Dişil
    yok yok yok مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    yok yok yok مُؤَنَّثٌ Dişil
    yok yok yok مُتَكَلِّمٌ


    فَعِلَkalıbında bulunan حَسِبَ mazi meçhul fiilin çekimi olmaz!

    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
    حَسُِوا حَسِبَا حَسِبَ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    حَسِبْنَ حَسِبَتَا حَسِبَتْ مُؤَنَّثٌ Dişil
    حَسِبْتُمْ حَسِبْتُمَا حَسِبْتَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    حَسِبْتُنَّ حَسِبْتُمَا حَسِبْتِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    حَسِبْنَا حَسِبْتُ مُتَكَلِّمٌ


    Dikkat:

    A- Fiili maziler –gerek malum ve gerekse meçhul olsunlar- Türkçeye en çok “diligeçmiş zaman” ile bazen de “mişligeçmiş zaman” ile tercüme edilir Demek oluyor ki, hangisi daha uygun düşerse öyle tercüme edilir Mesela كَتَبَ : yazdı yahut yazmış, كُتِبَ :yazıldı yahutyazılmış Fiili maziler bazen de “dua kipi” anlamında gelir Mesela رَحِمَ اللهُ : Allah rahmet etsin, قَتَلَ اللهُ : Allah öldürsün

    كَتَبَ : yazdı yahut yazmış
    كُتِبَ : yazıldı yahut yazılmış

    رَحِمَ اللهُ : Allah rahmet etsin
    قَتَلَ اللهُ : Allah öldürsün



    B- Fiili mazinin başına olumsuzluk edatı denilen مَا yahut لاَ gelirse, Türkçeye “diligeçmiş” veya “mişligeçmiş” zamanın olumsuzu ile tercüme edilir Mesela: مَا كَتَبَ : yazmadı yahut yazmamış, مَا كُتِبَ : yazılmadı yahut yazılmamış, لاَ كَتَبَ : yazmadı yahut yazmamış, لاَ كُتِبَ : yazılmadı yahut yazılmamış

    مَا كَتَبَ : yazmadı yahut yazmamış
    مَا كُتِبَ : yazılmadı yahut yazılmamış

    لاَ كَتَبَ : yazmadı yahut yazmamış
    لاَ كُتِبَ : yazılmadı yahut yazılmamış




    Not: مَا ile لاَharflerinin çekimde hiçbir değişiklik yapmadan fiili mazinin her çekiminin başına geçebilir Ancak mazi menfinin مَا ile kullanılması daha çoktur

    Dikkat:

    Ancak harfi cer veya zarf vasıtasıyla lazım fiillerden de meçhul yapılabilir Örnek: غُشِىَ عَلَيْهِ (bayıldı),ذُهِبَ مَعَهُ (onunla gidildi) gibi

    a) Harfi cer vasıtasıyla lazım fiilin çekimi:

    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil
    غُشِىَ عَلَيْهِمْ غُشِىَ عَلَيْهِمَا غُشِىَ عَلَيْهِ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    غُشِىَ عَلَيْهِنَّ غُشِىَ عَلَيْهِمَا غُشِىَ عَلَيْهَا مُؤَنَّثٌ Dişil
    غُشِىَ عَلَيْكُمْ غُشِىَ عَلَيْكُمَا غُشِىَ عَلَيْكَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    غُشِىَ عَلَيْكُنَّ غُشِىَ عَلَيْكُمَا غُشِىَ عَلَيْكِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    غُشِىَ عَلَيْنَا غُشِىَ عَلَىَّ مُتَكَلِّمٌ


    b) Zarf vasıtasıyla lazım fiilin çekimi de şöyledir:

    جَمْعٌ Çoğul تَثْنِيَةٌ İkil مُفْرَدٌ Tekil


    ذُهِبَ مَعَهُمْ ذُهِبَ مَعَهُمَا ذُهِبَ مَعَهُ مُذَكَّرٌ Eril غَائِبٌ
    ذُهِبَ مَعَهُنَّ ذُهِبَ مَعَهُمَا ذُهِبَ مَعَهَا مُؤَنَّثٌ Dişil
    ذُهِبَ مَعَكُمْ ذُهِبَ مَعَكُمَا ذُهِبَ مَعَكَ مُذَكَّرٌ Eril مُخَاطَبٌ
    ذُهِبَ مَعَكُنَّ ذُهِبَ مَعَكُمَا ذُهِبَ مَعَكِ مُؤَنَّثٌ Dişil
    ذُهِبَ مَعَنَا ذُهِبَ مَعِى مُتَكَلِّمٌ


    Dikkat: Üstte her iki çizelgede de görüldüğü üzere lazım fiillerin meçhülleri harfi cer veya zarf vasıtasıyla tasrif edildiğinde müfred müzekker gaib çekimi değişmeyip ancak harfi cer veya zarfın bitiştiği zamirler değişir
     
  6. Ezlem Üye


    arapcada ismin özellikleri

    İSMİN ÖZELLİKLERİ

    1-İSİMLERDE ERKEKLİK-DİŞİLİK (Müzekker-Müennes)

    Arapçada, bir cinsteki varlığın erkeğine ve dişisine ayrı isimler verildiği olur:
    Anaام Babaاب
    Dişi deveناقة Erkek deveجمل
    Tavukدجاجة Horozديك
    Fakat, yaygın olarak, bir cinsteki hem erkek, hem de dişi varlıklara aynı isim verilir, yalnız, dişiliği göstermek için, isimde bir dişilik alameti bulunur
    Kız öğrenci kitabı okuyorتقرأ الطالبة الكتاب Cümlesindekiالطالبة kelimesinin sonundakiة dişilik alametlerinden biridir Kelimenin aslıالطالب dır, yuvarlakة dişiliği göstermek için eklenmiştir

    Dişilik alametleri üçtür:

    1-Yuvarlak te: Dişi (müennes) sayılan varlıklarla bunların sıfatlarının sonunda bulunur
    Müennes için Müzekker için
    Yazıcı كاتب كاتبة
    Öğretmen معلم معلمة
    2-Uzun dişilik elifi: Bu alamet, en çok, renk ve sakatlığı gösterenافعل veznindeki kelimelerin müennesinde bulunur
    فعلاء (Müennes için) افعل (Müzekker için)
    Mavi ازرق زرقاء
    Kırmızı احمر حمراء
    Yeşil اخضر خضراء
    Beyaz ابيض بيضاء
    Siyah اسود سوداء
    Dilsiz اخرس خرساء
    Topal اعرج عرجاء
    3-Kısa dişilik elifi: Bu alamet, en çok, افعل veznindeki sıfatı müşebbehe’ler فعلى vezninde müennes yapılınca, müennes kelimenin sonunda bulunur
    فعلى (Müennes için) افعل(Müzekker için)
    Daha büyük اكبر كبرى
    Daha küçük اصغر صغرى
    Daha güzel احسن حسنى

    NOT: Bazı müennes kelimelerde de te’nis alameti bulunmaz Bu çeşit müennes, ancak işitilerek bilindiği için semai müennes adını alır
    Yerارض balta فأس güneş الشمس ateş نار nefis نفس
    rüzgar ريح kulak اذن göz عين kaş حاجب cehennem جهنم
    ayak رجل el يد

    2-MARİFE VE NEKRE

    Marife (Belirli): Belirli bir şey için konulmuş isimdir
    Nekre (Belirsiz): Belirsiz bir şey için konulmuş isimdir
    İsim ve sıfatların belirli olduğunu göstermek için, başlarına ال takısı getirilir Bu takıya, belirlilik takısı veya belirtme takısı denir Bu belirlilik takısına Arapça da “harf’ut-tarif” denir

    قلم Kelimesi nekre olup herhangi bir kalem demektir Halbuki, bu kelimenin başına ال getirirsek durum şöyle olur: القلم artık bu, bildiğimiz, bizce belli bir kalem demektir Böyle, bilinen belirli varlıkları gösteren kelimelere marife denir

    Başında belirlilik takısı ال Bulunmayan, sonu tenvinli olup belirsiz bir varlığı gösteren بيت كتاب gibi kelimelere de nekre denir

    Nekre kelimeler, başında ال getirilerek marife yapılırken, sonlarındaki tenvin yani çift harekeden biri düşer, tek hareke kalır

    Marife 6 çeşittir:
    1-Zamirler: هى هو gibi
    2-Alem: yani özel isim زيد gibi
    3-İşaret isimleri: هذه هذا gibi
    4-İsmi mevsul: الى الذى gibi
    5-Elif-Lam ile belirlenmiş isim: الرجل gibi
    Nida harfi ile belirli bir isim kastedilirse, bununla da isim belirli olur يا رجل gibi Burada رجل kelimesi her ne kadar nekre (belirsiz) ise de, çağıran kimse tarafından bilindiği için marifedir Yani belli bir kişidir

    6-Saydığımız bu beş çeşit marifeden birine muzaf olan kelimedir:
    Zeydin uşağı غلام زيد
    زيد özel isim olduğu için marifedir ve cümlede muzafun ileyh’ dir
    غلام ise, nekredir Fakat belirli bir kelime olan زيد de muzaf olduğu için belirlilik kazanmıştır Yani marife olmuştur

    3-İSİMLERDE TEKLİK, İKİLİK, ÇOKLUK (Müfret-Tesniye-Cemi)

    A-Teklik isim (Müfret): Tek bir varlığı gösterir:
    Çocuk طفل adam رجل ev بيت
    B-İkilik isim (Müsenna): İki varlığı gösterir Müfret ismin sonuna ا ن eklenerek yapılır
    İki kalem قلمان ß bir kalem قلم
    İki mektep مدرستان ß bir mektep مدرسة
    C-Çokluk ismi (Cemi): Aynı cinsten birçok varlığı gösterir Üç bölümde incelenir
    1-Cemi Müzekker Salim: Erkek olan veya sayılan varlıkların isimleri, sonlarına ون eklenerek çoğul yapılır
    Öğretmenler معلمون ß Öğretmen معلم
    2-Cemi Müennes Salim: Dişi olan veya sayılan bir varlığı gösteren ismin sonuna ات eklenerek çoğul yapılır
    Hanım öğretmenlerمعلمات ß Hanım öğretmen معلمة
    3-Cemi Mükesser: Tekil kelimenin yapısı, biçimi değiştirilerek elde edilen çokluktur
    Kalemler قلم -> قلمان -> اقلام
    Bazı cemi isimlerin kendi cinsinden müfredi yoktur Bu çeşit isimlere “Cemi isim” denir
    Ordu جيش Kavim قوم

    4-TESNİYE VE İRABI (ref=ötre , nasb=üstün ve cer=esre hali)

    Tek varlığı gösteren isme müfret, iki varlığı gösteren isme de tensiye denir isimleri tensiye yapmak için sonlarına ref halinde (ان ), nasb ve cer halinde (ين ) getirilir
    Tensiye isimlerin sonundaki ن harfi her zaman esreli, nasb ve cer halinde ى harfi de cezimli ve öncesi üstün olur Cemi müzekker salim’le karıştırılmaması için buna dikkat etmek gerekir


    ولد -> ولدان (ولدين
    يوم -> يومان (يومين
    مدرسة -> مدرستان (مدرستين


    Bir isim tensiye yapılırken şunlara dikkat edilir:

    1-Sonundaki elif harfi vav harfinden çevrilmiş olan bir isim tensiye yapılırken, elif tekrar vav harfine dönüşür
    عصا -> عصوان (عصوين

    2-Sonundaki elifin aslı ya ise, yahut ismin harfleri 3’ten fazla ise, elif ya harfine dönüşür
    فتى -> فتيان ( فتيين )
    مستشفى -> مستشفيان ( مستشفيين )
    3-Sonu uzun elif (Elif-i Memdude) ile biten müennes isimler tensiye yapılırken, sonundaki hemze vav harfine dönüşür
    صحراء -> صحراوان ( صحراوين )
    4- أب ve اخ İsimleri tensiye yapılırken mahzuf olan vav harfleri geri gelir
    أب -> ابوان ( ابوين )
    اخ -> اخوان ( اخوين )
    5-CEMİ: Cemiler üçe ayrılır:

    1-CEM-İ MÜZEKKER SALİM VE İRABI: Müfredinin sonuna, ref halinde, bir öncesi ötreli vav-nun (ون ), nasb ve cer halinde, bir öncesi esreli ya-nun (ين ) getirilerek yapılır Her iki durumda da sonundaki nun harfi üstündür
    مسلمين ) ( مسلمون ß مسلم

    Öğretmenler okula gitti ذهب المعلمون الى المدرسة Ref hali
    Öğretmenleri okulda gördüm راية المعلمين فى المدرسة nasb hali
    Öğretmenlere selam verdim سلمت على المعلمين cer hali

    İzafet durumunda bu nun harfi düşer
    Mektebin öğretmenleri معلموا المدرسة

    2-CEM-İ MÜENNES SALİM VE İRABI: Müennes (dişi) isimlerin çoğuludur Müfret müennes isimlerin sonuna ( اتharfleri getirilerek yapılır
    Müslüman kadınlar مسلمات ß مسلمة
    Müfret müennes isimlerde değişiklik yapılmadan sonuna bu ek eklenerek çoğul yapıldığı için buna da salim müennes cemi denilmiştir

    Cemi müennes salim yapılırken şunlara dikkat edilmeli:
    1-Sonunda yuvarlak te ( ة ) bulunan isimler müennes cemi yapılırken bu te harfi atılır
    Öğretmen kadınlar معلمات ß معلمة
    2-Müenneslik alameti olarak sonunda elif-i maksure veya elif-i memdude bulunan isimler cemi müennes yapılırken, tesniyelerde izlenen kurallar uygulanır

    a) Sonu Elif-i Maksure ile biten müfret müennes isimler cemi müennes yapılırken Sonundaki elifin aslı ya ise, elif ya harfine dönüşür Sonundaki elifin aslı vav ise, elif vav harfine dönüşür
    Faziletli kadınlar فضليات ß فضلى
    b) Sonu Elif-i Memdude ile biten müfret müennes isimler cemi müennes yapılırken, sonundaki hemze vav harfine dönüşür
    Gökler سماوات ß سماء
    3-Sonunda yuvarlak te ( ة ) bulunmayıp kadın ismi olanlar da cemi müennes şeklinde cemi yapılır
    زينبات ß زينب
    4-Erkek ismi olduğu halde sonunda yuvarlak te ( ة ) bulunanlar da bu şekilde cemi yapılır
    طلحات ß طلحة
    5-Sonunda yuvarlak te ( ة ) olup müennes ismi olduğu halde cemi müennes salim şeklinde cemi olmayan bazı kelimelerde vardır
    Dinler ملل ß ملة Ümmetler امم ß امة Kadınlar نساء ß امراة

    3-CEMİ MÜKESSER: Müfret ismin harekesinin değişmesiyle veya harflerinden birisinin hazfedilmesiyle yahut harf ilavesiyle yahut da bu üç durumun beraberce bulunmasıyla yapılan cemidir
    Ağaçlar اشجار ß شجرة Kitaplar كتب ß كتاب
     
  7. Ezlem Üye


    Arapcada cer harfleri ve manaları

    cer harfleri ve manaları

    1-CER HARFLERİ VE MANALARI: İsmi cer eden (sonunu esre yapan) harflerdir ki, cer harfleri veya izafet harfleri diye adlandırılır Bunlar:

    1- با (ile-e-a) anlamındadır Bağlamak, ulaştırmak içindir
    Ben Allah’a inandım امنت بالله
    2- من (den-dan) anlamındadır Bağlama, başlangıç içindir
    Evden geldim جئت من البيت
    3- الى (e-a) anlamındadır Sona eriş, bitiş içindir
    Eve gittim ذهبت الى البيت
    4- عن ( den, dan) anlamındadır Uzaklık ve geçip aşmak içindir
    Tren istasyondan uzaklaştı ابتعد القطار عن المحطة
    5- على (üzerine, üzerinde) anlamındadır
    Kitap masanın üzerindedir الكتاب على المنضدة
    6- ل (için) anlamındadır
    Mal Zeyd içindir المال لزيد
    7- فى (de, da) anlamındadır Zarf içindir
    Balık suda yaşar يعيش السمك فى الماء
    8- ك (gibi) anlamındadır Benzetme içindir
    Ali aslan gibidir على كالاسد
    9- حتى (e-a kadar) anlamındadır Bitiş, sona eriş ifade eder; bu bitiş, zamanda ve mekanda olur
    Saat 3’e kadar uyanık kaldık سهرنا حتى الساعة الثالثة
    Yolcu, limana kadar koştu جرى المسافر حتى الميناء
    10- رب azlık içindir Çokluk anlamına da gelir
    Bir çok okuyuculara Kuran lanet eder رب تال يلعنه القران
    11- ب ت و and içindir
    Allah’a and olsun والله بالله تالله
    12- منذ مذ (den beri) anlamındadır
    Ahmet cuma gününden beri gelmedi ما جاء احمد منذ يوم الجمعة
    Üç gündür yağmur yağmadı لم ينزل المطر مذ ثلاثة ايام
    2-ATIF HARFLERİ: Cümle içinde ismi, isme veya zamire, fiili, fiile bağlamaya nesak atfı denir
    Nesak atfı, şu atıf harflerinden biri kullanılarak yapılır: بل لا أم اما أو حتى ثم ف و
    Bu atıf harflerinden sonra gelen kelimeye matuf denir Önce gelen kelimeye ise matufu aleyh denir
    Hoca ve öğrenciler oturdular جلس الأستاذ والطلاب cümlesinde, و atıf harfidir, الطلاب kelimesi matuf dur, الاستاذ İse matufu aleyh dir matuf, matufun aleyhe, irabda tamamen uyar
    Zeyd ve Halid kaktı قام زيد وخالد
    Zeyd ve Halidi gördük راينا زيدا وخالدا
    Zeyd ve Halide uğradık مررنا بزيد وبخالد
    Matuf ve matufun aleyh’in her ikisi de fiil ise, zamanları aynı olur, yani matuf, ma’ufun aleyh’e zaman bakımından da uyar
    Allah’ın rızkından yiyin, için كلوا واشربوا من رزق الله
    1- و Matuf ve matufun aleyh arasında ortak bir yönü anlatır, sıra bildirmez
    Baba ve oğul öldü مات الأب والابن
    2- ف (de, da) matuf ve matufun aleyh arasındaki ortak bir yönle birlikte, sıra da bildirir Yani matufun aleyh ف den önce, matuf ise ف dan sonra gelir
    Önce Ali, ardından Halid girdi دخل على فخالد
    Aynı zamanda fiillerin meydana gelişi arasında fazla surenin geçmediğini de gösterir
    3- ثم (sonra) matuf şeyler arasında hem sıra olduğunu, hem de fiillerin meydana gelişi arasında uzun bir surenin bulunduğunu gösterir
    Sizi yaratan, sonra rızık veren, sonra öldürecek, sonra diriltecek olan Allahtır الله الذى خلقكم ثم رزقكم ثم يميتكم ثم يحييكم 4- حتى (e-a kadar) Bu da hem sıra ifade eder hem de matuf fiiller arasında bir süre olduğunu gösterir Ancak bu sure ثم ف nin belirttiği sürenin ortasıdır Bir işin veya bir şeyin sonuna kadar olduğunu belirtir
    Komutanına varıncaya kadar düşman kaçtı فر العدو حتى قائدهم
    5- أو (yahut, veya, ya da) tereddüt, şüphe veya iki şeyden birini seçme serbestisini ifade eder
    Bir kitap veya bir defter satın aldım اشتريت كتابا أو دفترا
    6- اما (ya, yada, ister) Tekrarlanarak kullanılır
    Size ya Hasan, ya Salih yazdı كتب اليكم اما حسن واما صالح
    7- ام (yahut, yoksa) bir işin, bir şeyin beyan edilmesini istemek için kullanılır
    Uykuda mısın yoksa uyanık mısın? أنائم انت ام مستيقظ
    8- لا (değil, olmadı) Olumsuzluk anlatır, matufun, matufun aleyhin işine katılmadığını ifade eder
    Halil yazardır, şair değil خليل كاتب لاشاعر
    9- بل (belki, bilakis) Vazgeçme bildirir “öyle değil böyle”, “fakat”, “hiç olmazsa”, “bilakis” gibi manalar verdirir; kendinden önce bir emir veya olumlu hüküm gelmişse, o emri veya hükmü kaldırır, gelmemiş gibi yapar
    Selim’i gördüm, hayır Hasan’ı رايت سليما بل حسنا
    10- لكن (bunun aksine) “fakat”, “ancak” manasına gelir
    Riya helal olmaz, fakat ihlas bunun aksinedir لايحل رياء لكن اخلاص
     
  8. Ezlem Üye


    arapcada mebni ve murab

    1-MEBNİ ve MURAB: Arapçada, kelimeler cümle içinde bulundukları, yani yalın halden çıkıp cümle içinde bir görev aldıkları zaman, bazı kelimelerin sonlarında, o kelimelerin cümle içindeki durumuna göre değişiklik olur, bazılarınınkinde değişme olmaz
    Öğrenci öğretmeni dinledi استمع التلميذ الى المعلم
    Öğretmen öğrenciyi imtihan etti امتحن المعلم التلميذ
    التلميذ kelimesi, ilk cümlede fail olduğundan, ötre ile, ikinci cümlede ise, mefulun bih olduğundan üstün ile harekelidir
    المعلم kelimesi ise ilk cümlede, cer harfi olan الى dan sonra geldiğinden esre ile, ikinci cümlede, fail olduğu için ötre ile harekelidir
    Böyle, cümle içindeki durumuna göre sonunun harekesi değişen kelimeye murab denir

    Bazı kelimeler ise, cümle içinde hangi görevde ve durumda bulunursa bulunsun, kelimenin sonunda hiçbir değişiklik olmaz
    Olduğun yerde dur قف حيث انت
    İstediğimiz yere gideriz نذهب الى حيث نشاء
    Böyle, cümle içindeki durumu ne olursa olsun, son harfinin harekesi asla değişmeyen, hep aynı olan kelimelere mebni denir
    Arapça kelimede esas olan, kelimenin mu’rab oluşudur Mebni kelimeler azdır

    MEBNİ KELİMELER: Mebni (sonu değişmeyen) kelimelerin başlıcaları şunlardır:

    a)İsim cinsinden: 1-İşaret isimleri 2-Zamirler 3-İsmi mevsuller 4-Şart isimleri
    5-Soru isimleri 6-Bazı zarflar 7-Bazı sayılar (11-19 arası)

    b)Fiil cinsinden: 1-Mazi 2-Emir 3-Sonunda te’kit nunu olan muzari fiil

    c)Harf cinsinden: Bütün harfler


    2-ŞART EDATLARI (İki fiili muzariyi cezm edenler): İki fiili muzariyi birden cezmeden edatların başlıcaları şunlardır; bunlara şart isimleri de denir

    1- من Kim çok okursa bilgisi artar معرفته من يقرأ كثيرا تزدد
    2- ما Ne iyilik yaparsanız Allah onu bilir ماتفعلوا من خير يعلمه الله
    3- ان Okursan anlarsın ان تقرأ تفهم
    4- اذما Koşarsan yorulursun اذما تجر تتعب
    5- مهما Ne yaparsan onu bulursun مهما تفعل افعل
    6- متى Ne zaman yalan söylersen hor görülürsün متى تكذب تحقر
    7- ايان Ondan ne zaman yardım istersen sana yardım eder أيان تستنجد به ينجدك
    8- اى Kimi sayarsan sayarım أيا تحترم احترم
    9- اين Nerede olursanız olun ölüm size erişir اين ما تكونوا يدرككم الموت
    10- انى Nereye gidersen giderim أنى تذهب أذهب
    11- حيثما Nereye kar yağarsa (orada) hava soğuk olur حيثما ينزل الثلج يبرد الجو
    12- كيفما Nasıl vurursan öyle vururكيفما تضرب يضرب
    3-MUZARİYİ NASB EDENLER (en-len-key-izen): Muzari fiilin başında şu harflerden (edatlardan) biri bulununca, muzari, mansub olur: حتى ل اذن كى لن ان
    1- أن muzari fiile masdar manası verir ve gelecek zamanı gösterir
    Genç bir kitap okumak istedi اراد الشباب أن يقرأ كتابا
    2- لن manayı gelecek zamana çevirir ve menfi yapar
    Ona bir şey yazmayacağız لن نكتب له شيئا
    3- كى sebep anlatır
    Öğrenci, öğrenmek için okuyor يقرأ الطالب كى يتعلم
    4- اذن bir cevap verme sırasında kullanılır
    Öyleyse yorgunluğun gider اذن يذهب تعبك
    5- ل sebep lamı
    İçindekileri öğrenmek için kitaplar aldım اشتريت كتبا لأطلع على ما فيها
    6- حتى ta ki, -ceye kadar
    Sıran gelinceye kadar konuşma لاتتكلم حتى يأتى دورك


    4-SORU-CEVAP USLUBU
    1-Soru olumlu ise, cevap da olumlu ise, cevap cümlesinin başında نعم bulunur
    O kitabı okudun mu? هل قرأت ذلك الكتاب؟
    Evet O kitabı okudum نعم قرأت ذلك الكتاب
    2-Soru olumlu, cevap olumsuz ise, cevap cümlesinin başında لا bulunur
    O kitabı okudun mu? هل قرأت ذلك الكتاب؟
    Hayır O kitabı okumadım لا، ماقرأت ذلك الكتاب
    3-Soru olumsuz olup, cevap olumlu ise, cevap cümlesinin başında بلى bulunur
    O kitabı okumadın mı? ألم تقرأ ذلك الكتاب؟
    Evet O kitabı okudum بلى، قد قرأت ذلك الكتاب
    4-Soru olumsuz, cevapta olumsuz olursa, cevap cümlesinin başında نعم bulunur
    Onu sevmezler mi? ألايحبونه
    Evet Onu sevmezler نعم لايحبونه


    5-NİDA HARFLERİ ve MÜNADA: Çağırılana münada denir münada’nın başına umumiyetle
    nida harflerinden (ünlem harflerinden) biri getirilir, bu nida harflerinin başlıcaları şunlardır:
    أ آ يا أيا هيا أى آى أيها (أيتها

    Bu nida harflerinden sonra, nekira (başında el olmayan bir isim) gelir, bu isim (münada), bazen merfu, bazen da mansub olur

    Munada, şu durumlarda merfu olur; tenvin almaz:
    a)Tek kelimeden ibaret alem (özel isim) ise:
    Ey Halid! يا خالد Ey Zeynep! يا زينب

    b)Nekira olmakla beraber, kendisi kastedilmiş olunca:
    Ey Öğrenci! يا طالب Ey iki adam! يا رجلان

    Munada, şu durumlarda mansub olur:
    a)Muzaf olunca veya muzafa benzeyince:
    Ey Alemlerin Rabbi! يا رب العالمين Ey yüzü güzel! يا حسنا وجهه
    Ey Hicaz yolcusu! يا ذاهبا الى الحجاز

    b)Munada kati olarak belli değilse: mesela, kör birisi şöyle diyor:
    Ey (herhangi bir) adam, elimi tut! يا رجلا خذ بيدى
    Ey, oruçlular iftar ediniz! يا صائمين أفطروا
    NOT:Munadanın başında ال varsa, nida harfi ile munada arasına أيها (müennes için أيتهاgirer
    Ey inanmışlar! يا أيها المؤمنون يا أيتها المؤمنات

    Not: Munada, alem ise veya mütekellim yası’na muzaf olursa nida harfi kaldırılabilir
    Halid, o iş hakkında ne dersin? خالد ما ذا تقول فى ذالك الأمر
    Rabbim, göster bana, ölüleri nasıl diriltirsin? رب أرنى كيف تحيى الموتى؟

    Not: Munada, mütekellim yası’na muzaf ise, mütekellim yası umumiyetle kesra şeklinde kısaltılır
    Ey Rabbim göster bana يا رب ( يا ربى yerine)


    6-İSTİSNA (illa-gayra-siva): Kelime olarak, dışarıda bırakmak, hariç tutmak demektir Terim olarak, الا ve benzeri istisna kelimelerinden sonra gelen ismi, onlardan önce gelen ismin taşıdığı hükmün dışında bırakmaktır
    Ali dışında arkadaşlar geldiler حضر الأصدقاء الا عليا
    İstisna için لكن خلا عدا حاشا سوى غير الا gibi kelimeler kullanılır İstisna için kullanılan bu kelimelerden sonra gelen isme müstesna, önce gelip kendisinden istisna yapılan isme de müstesna minh, yapılan bu işleme de istisna denir Müstesna ise mensub olur

    1-Müstesna ile müstesna minh aynı türden varlıklar ise, buna muttasıl istisna denir
    Said dışında yolcular geldiler حضر المسافرون الا سعيدا
    Muttasıl istisna aynı türün bir kısmını hükmün dışında bıraktığı için geneli sınırlandırma ifade eder

    2-Müstesna ile müstesna minh aynı türden değilse, ona da munkatı istisna denir
    Askerler geldiler, ama silahlar gelmedi حضر الجنود الا الاسلحة

    3-Müstesna minh mahzuf ise, ona da muferrağ (içi boşaltılmış) istisna denir
    Yarışta Muhammed’den başkası kazanmadı ما فاز فى السباق الا محمد
    Bu cümlede mahzuf müstesna minh احد takdir edilir

    الا dan sonra MÜSTESNA’NIN NASIL OKUNACAĞI:
    İstisna الا ile olduğu zaman cümlenin olumlu veya olumsuzluğuna, bir de müstesna minhin mahzuf veya mezkur olduğuna bakılır Şöyle ki:

    1-Cümle olumlu ve müstesna minh açık (mezkur) ise, müstesnanın mansub okunması gerekir
    Müslümanlar dışında insanlar mahvolur هلك الناس الا المسلمين
    Ali dışında öğrenciler geldiler جاء الطلاب الا عليا

    2-Cümle olumsuz ise, müstesna, mansub veya merfu olur
    Biri dışında çocuklar sevinmedi لم يفرح الاطفال الا واحد
    Biri dışında çocuklar sevinmedi لم يفرح الاطفال الا واحد

    3-Cümle olumsuz ve cümlede müstesna minh gizli (mahzuf) ise, الا yokmuş gibi müstesna cümledeki yerine göre okunur Yani cümlede fail yerinde ise merfu, meful yerinde ise mansub, başında cer harfi varsa mecrur okunur
    Yemeğe Hamid’den başkası oturmadı ما جلس الى الطعام الا حامد
    Hamid sadece karpuz yedi ما أكل حامد الا بطيخا
    Hamid sadece Tahir’e selam verdi ما سلم حامد الا على طاهر

    Bu örneklerin
    1sinde müstesna cümlede fail durumunda olduğu için merfu,
    2sinde meful durumunda olduğu için mensub,
    3sünde de başında cer harfi bulunduğu için mecrur olmuştur


    7-ESMAUL HAMSE (Beş isim): Arapçada esmaul hamse denen beş isim vardır ki, bunlar و ile merfu, ا İle mensub, ى ile mecrur olurlar Yani bu isimlerden birinin ötreli bulunması gerekirse, sonunda و bulunur, üstünlü bulunması gerekirse, ا bulunur, esreli bulunması gerekirse, sonunda ى bulunur
    Bu beş isim şunlardır:
    Baba اب kardeş اخ kayınpeder حم Ağız فو sahip ذو
    1-Baban mahir bir hekimdir ابوك طبيب حاذق cümlesinde, اب Kelimesi merfu’dur
    2-Babanı çarşıda gördüm رايت اباك فى السوق cümlesinde, mefulu bih durumundaki اب Kelimesi mansub’dur
    3-Babanı selamladım سلمت على ابيك cümlesinde, cer harfinden sonra gelen اب kelimesi mecrur’dur
     
  9. Ezlem Üye


    1 كتابي ………… boş bırakılan yere hangi işaret ismi gelmelidir?
    A- هذه B- هذا C- هذان D- هؤلاء

    2 حقيبتي ……… boş bırakılan yere hangi işaret ismi gelmelidir?
    A- هذان B- هذه C- هؤلاء D- هذا

    3 Aşağıdakilerden hangisi ‘saat kaç’ sorusunun Arapça karşılığıdır?
    A-أي ساعة؟ B-ماالساعة؟ C-متى الساعة؟ D- كم الساعة؟

    4 واسعة ٌ……… cümledeki boşluğa müpteda olarak hangi şık gelmelidir?
    A-غرفةُ B-ُ الغرفة C- غرفتاً D-ِالغرفةِ

    5 الممرضاتُ إلى المستشفى cümlede boş bırakılan yere hangi mazi fiil
    gelmelidir?
    A-تذهبون B-ذهبْن C-ذهبون D-تذهبن

    6 قميصُ احمدَ cümlede boş bırakılan yere aşağıdaki şıklardan hangisi gelmelidir?
    A- الجميلٌ B-جميلٍ C- جميلةً D-جميلٌ

    7 Aşağıdakilerden hangisi muzaaf fiildir?
    A- دقّ B- وقي C- سارَ D- بحثَ

    8 هاتان هما تخرجان من المختبر cümlede boş bırakılan yere hangi ismi mevsul gelmelidir?
    A-اللذين B-اللتان C-الذين D- اللتين

    9 كان البيتُ cümlede boş bırakılan yere aşağıdaki şıklardan hangisi gelmelidir?
    A- القديماً B-ٍ قديم C-ً قديمًا D- قديم

    10 نشيطاتٌ cümledeki boşluğa müpteda olarak aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
    A- التلاميذ ُ B- المعلمون َ C- الطفلة ُ D-ُ النساء

    11 Aşağıdakilerden hangisi misal fiildir?
    A- وجد B- سأل C- مدّ D- قال

    12 أريدُ أن أذهبَ إلى الفندق ِ cümlesinde altı çizili olan kelime hangi mastar çeşidindendir?
    A- mimli mastar B- mastar nevi C- mastar müevvel D- mastar cali

    13 استيْقظ َ مبكرًا cümlesinde boş bırakılan yere uygun gelen şıkkı seçiniz
    A- الولدُ B- ولدًا C- ولديْن ِ D- الولدَ

    14 هذه حديقة ٌ جميلة ٌ و أشجار كثيرة ٌ cümlede boş bırakılan yere hangi muttasıl zamir gelmelidir?
    A- ئه B- هُنّ C- ها D- ك

    15 Aşağıdakilerde hangisi müzariyi cezm eder?
    A- لن B- هل C- لم D- أ

    16 Aşağıdakilerden hangisi ecvef fiildir?
    A- مشي B- وعد C- أكل D- خاف

    17 تجلِسُ fiilinin emri hazırı aşağıdaki şıklardan hangisidir?
    A- اجلِسْ B- اجلِسي C- اجلِسوا D- اجلِسْنَ

    18 صّليْتُ العِشاءَ في cümlede boş bırakılan aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
    A- الصباح B- الظهر C- العصر D- الليل

    19 خديجة ُ، فاطمة ُ و عليّ ُ البيتَ cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
    A- تُنظفونَ B- يُنظفان ِ C- يُنظفون َ D- يُنظفْنَ

    20 Aşağıdaki şıkların hangisinde ismi tafdil vardır?
    A- أحمدُ ذاهبٌ إلى الجامعةِ C- سلمى أصْغَرُ من أختِها
    B- حسنُ ولدٌ شجاعٌ جدًا D- اشتريتُ ملابسَ شتويةَ

    21 ‘saat 03:15 ‘ cümlesinin Arapça karşılığı aşağıdaki şıkların hangisinde verilmiştir?
    A- الساعة الثالثة و النصف C- الساعة الثالثة و الثلث
    B- الساعة الثالثة إلا الربع D- الساعة الثالثة و الربع

    22 ركِب سليمُ السيارة cümlede boş bırakılan yere hangi şık gelmelidir?
    A- أحمر B- حمراء C-حمر D- الحمراء

    23 المعاطف cümlesinde boş bırakılan yerlere hangi işaret ismi ve sıfat gelmelidir?
    A- هؤلاء ـ الجديد B-هذا ـ جديد C- هذه ـ الجديدة D-هذا ـ جديدة

    24 أحْسَنَ fiili hangi babtandır?
    A- تفْعيل ٌ B- إفْعالٌ C- مُفاعَلة ٌ D- انْفِعالٌ

    25 شارك fiilinin ismi faili aşağıdakilerden hangisidir?
    A- مُشارِك B-شارَك C- شَريك D- شَرُوك

    26 Aşağıdakilerden hangisi gayrül munsarif değildir?
    A- زينب B- طلحة C- عثمان D- حديقة

    27 انْقطَعَ fiilinin anlamı için sözlükte hangi fiile bakılır?
    A- نقع B- أقع C- قطع D- طقع

    28 غائبون المَدْرَسة cümlesinde boş bırakılan yere muzaf olarak aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
    A- مُدرّسوا B- المُدرّسوا C- مُدرّسَ D-َ مُدرّسون

    29 Aşağıdakilerden hangisi marife değildir?
    A- نحن B- كتابي C- الذي D- طالب

    30 Aşağıdaki şıkların hangisinde ‘kuzey, güney’ kelimelerinin Arapça karşılığı verilmiştir?
    A- الشرق ـ الغرب C- الشِمال ـ اليمين
    B- الجنوب ـ الغرب D-الشِمال ـ الجنوب

    31 الحافلةُ تنتظرُ المدرسة cümlesinde boş bırakılan gelmelidir?
    A- أمام B-على C- تحت D- عن

    32 Aşağıdaki cümlelerden hangisini bayramlaşma için kullanırız?
    A- مع السلامة C- كل عام و أنت بخير
    B- تبقى على خير D- سلامتك

    33 لا أستطيع أن أشربَ عصير التفاح cümlesinin Türkçe karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
    A- şeftali suyu içmek istemiyorum C- elma suyu içemiyorum
    B- elma suyu içmek istemiyorum D- elma suyu içmek istiyorum

    34 ‘ne zaman çarşıya gidelim’ cümlesinin Arapça karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
    A- كم الساعة نذهب إلى السوق C- متى نذهب إلى السوق
    B- في أي ساعة نذهب إلى السوق D- كيف نذهب إلى السوق


    35 بكم اشتريتَ هذا المِعطف؟ cümlesinin cevabı aşağıdakilerden hangisidir?
    A- خَمسينَ ملاين C- بخَمْسونَ مليونًا
    B- بخَمْسينَ مليونًا D- خَمْسونَ مليونًا

    36 ‘سلمى تشْعُرُ الألم cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdaki harfi cerlerden hangisi gelmelidir?
    A- عَنْ B- مِن C- ل ِ D- بِ

    37 ‘evi kütüphaneye uzak’ cümlesinin Arapça karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
    A- بَيْتكُما قريبٌ مِن المكتبة C- بَيْتكَ بعيدٌ عَن المكتبة
    B- بيتكُمْ بعيد عن المكتبة D- بَيتُها بعيد عَن المكتبة

    38 يَقولُ kelimesinin başına لم gelirse nasıl yazılır?
    A- لم يقولُ B- لم يقُلْ C- لم يق ِ D- لم يقو

    39 أليستْ هذه غرفتك؟ sorusunun olumsuz cevabı aşağıdakilerden hangisidir?
    A- بلي، هذه غرفتي B- بلى،هذه ليست غرفتي
    C- نعم،هذه ليست غرفتي D- نعم،هذه غرفتي

    40 تلعَبُ fiilinin emri hazırı ve nehyi hazırı aşağıdaki şıkların hangisinde verilmiştir?
    A- العَبي ـ لا تلعَبي C- العبًا ـ لا تلعبًا
    B- اِلعَبْ ـ لا تلْعَبْ D- العبَ ـ لا تلعبَ

    41 امْرَأة ٌ kelimesinin çoğulu aşağıdakilerden hangisidir?
    A- ٌ امْرَآتB- أمّهاتٌ C-ٌ نِساء D- بَناتٌ

    42 َسّلمْتُ على cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
    A- أخيك B- أخوك C- أخاك D- أخ

    43 Aşağıdaki cümlelerden hangisi yanlıştır?
    A- لن yalnızca müzariyi nasb eder C- مكة gayrül munsariftir
    B- لم yalnızca müzariyi cezm eder D- أُذُنٌ müzekker bir kelimedir

    44 سألعبُ كرّة القدم cümlesinin Türkçe karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
    A- futbol oynuyorum C- futbol oynarım
    B- futbol oynadım D- futbol oynayacağım

    45 Aşağıdakilerden hangisi hakiki müennese’ örnektir?
    A- ذكرى B- زينب C- حديقة D- حمزة

    46 الكتبُ cümlesinde boş bırakılan yere haber olarak aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
    A- المفيد ُ B- المفيدة C- مفيدة ٌ D- مفيدٌ

    47 خَرَجَ ـُ fiilinin emri hazırı ve nehyi hazırı aşağıdakilerden hangisidir?
    A- اُخْرُجْ ـ لا تخْرُجْ C- اَخْرِجْ ـ لا تخْرِجْ
    B- اخرجي ـ لا تخرجي D- اخرج ـ لا تخرج

    48 أمي تبْحَثُ ك cümlesindeki boşluğa hangi harfi cer gelmelidir?
    A- من B- عن C- ل ِ D- إلى

    49 Aşağıdakilerden hangisi müennes değildir?
    A- أذُنٌ B- أنف ٌ C- يدٌ D- عَيْنٌ

    50 Aşağıdakilerden hangisi حَمْراءٌ kelimesinin tesniyesidir?
    A- أحْمَرُ B- حُمُرٌ C- حَمْرَوان ِ D- أحْمَران ِ

    51 Aşağıdakilerden hangisi kendisinden sonraki harfle birleşmez?
    A- ب B- ض C- ح D- د
     
  10. Ezlem Üye


    المحادثة اليوميّة
    1ـ مَرحباً صَباحُ الخَير (مَساءالخَير

    -Merhaban sabâhu’l-hayr veya mesâu’l-hayr

    -Merhaba, hayırlı sabahlar (akşamlar)

    2ـ مَرحَباً بك صَباحُ النّور (مَساءُالنّور

    -Marhaban bik; sabahu’n-nur; veya mesau’n-nur


    -Sana da merhaba, hayırlı sabahlar (akşamlar)
    3ـ السّلام عليكم ، كَيف حَالُكُم
    -Esselâmu aleyk
    ü
    m; keyfe halukum


    -Esselamu Aleyk
    ü
    m Nasılsınız?
    4ـ وعليكم السّلام ورَحْمَة الله وبَركاتهُ، بِخَير والحَمدلله
    -Ve aleyküm

    ü’s-selam ve rahmetullah

    i ve berakatuhu; bi
    hayr vel

    hamdülillah


    -Ve Aleyküm

    esselam ve Rahmetüllah

    i ve Berekâtuhu,
    Allah’a hamd olsun, iyiyim


    5ـ إلى اللّقاء مع السّلامة
    -İlellikâ; m’aasselame


    -Görüşmek üzere Selametle

    6ـ في آمان الله مع السّلامة


    -Fiemânillâh;m’aa’s-selame


    -Allah’a emanet olun, sağlıcakla kal






    -Ehlen ve sehlen

    -Hoş geldiniz

    8ـ شكراً جزيلاً

    -Şükran cezîlen

    -Çok teşekkür ederim

    9ـ ما اسمك ولقبك ؟ إسمي ولقبي

    -Masmuk ve lakabuk? İsmi ve lakâbî

    -Adın ve soyadın ne? Adım ve soyadım

    10ـ مِن أين أنتَ ؟ أنا من تركيا

    -Min eyne ente? Enâ min turkiya

    -Neredensin? Ben Türkiye’denim




    13ـ أين تدرُسُ؟ وماذا تدرُسُ؟ أدرس في كلية الإلهيّات، لقد بدأت فيها بعد أن أكملت الإبتدائيّة

    والثانويّة في مدينتي

    -Eyne tedrusu? Ve mâze tedrusu? Edrusu fî

    kulliyeti’lilahiyat; lakad bedetü fîhâ bade en ekmeltü el-

    ibtidaiyyete vessaneviyyete fi medinetî

    -Nerede okuyorsun? Ne okuyorsun? İlahiyat Fakültesinde

    okuyorum, ilk ve liseyi şehrimde bitirdikten sonra başladım
     
  11. Ezlem Üye


    سِرُّكَ أَسِيرُكَ إِذا تَكَلَّمْتَ بِه صِرْتَ أسِيرَهُ Sırrın senin esirindir,fakat onu konuşmaya başladığın zaman sen onun esiri olursun

    ا
    لبَعيدُ عنِ العيْنِ، بَعيدٌ عَنِ القلْبِ

    Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur



    العِلْمُ صَيْدٌ وَ الكِتَابَةُ قَيْدٌ
    Kaybetmemek için kaydetmek lazım

    إما اُبدُ كما كنت أو كن كما تبدو
    "ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol"

    القناعة كنز لايفني
    KANAAT TÜKENMEZ HAZİNEDİR

    بيضة اليوم خير من دجاجة الغدا
    BUGÜNÜN YUMURTASI YARININ TAVUĞUNDAN DAHA HAYIRLIDIR

    ان كنت ريحا فقدلا قيت اعصارا
    RÜZGAR OLURSAN FIRTINAYLA KARŞILAŞIRSIN

    المؤمن بشرة في وجهه و حزنه في قلبه
    MÜMİN SEVİNCİ YÜZÜNDE ÜZÜNTÜSÜ KALBİNDE OLANDIR
     
  12. Ezlem Üye


    Zaman ve mekan bildiren isimlere 'zarf' denirZarflara aynı zamanda 'meful-ü fih' adı verilirZarfların başına harfi cer gelmediği müddetçe mansub olurZarflardan sonra gelen mecrur isim muzafun ileyh, zarf ise muzaf olur Zarf, cümle sonunda olduğu kadar cümle başında ve ortasındada gelebilir

    BAZI ZAMAN ZARFLARI
    أليوم:Bugün, günümüzde
    غدا,بكر:Yarın
    ألان: Şimdi, şu anda,şu sıralar
    فجرا: Gün doğmadan, şafak vakti
    صباحا: Sabahleyin
    مساء:Akşamleyin
    ظهرا: Öğlen vaktinde
    أمس: Dün
    عصرا: İkindi, ikindi vaktinde
    ليلا: Gece
    لحظة: Bir an,bir müddet
    قبل: -den önce, -meden önce
    بعد: -den sonra, -in sonra
     
  13. Ezlem Üye


    Arapça İsm-i Mevsuller

    İsmi mevsuller (İlgi zamirleri) (الذي) (التي) ve sıla cümleleri




    İki ayrı cümleyi birbirine bağlayan,manası kendinden sonra gelen cümleyle açıklanabilen kelimelerdirTürkçedeki ilgi zamiri gibi iş görürİsm-i Mevsuller cümlede "o ki,öyle kimseler ki" anlamlarına gelir

    Sıla (صلة) cümlesi:İsm-i mevsulden sonra gelen cümleye (bağladıkları cümleye) sıla cümlersi denir(Sıla cümlesi sıfat cümlesi veya açıklayıcı cümle görevi yapar)

    ذَهَبَ الرَّجُلُ الَّذِي رَأَيْتَهُ
    Gördüğün adam(o adam ki gördüğün adam) gitti

    cümlesindeki الّذي kelimesi el İsmul mevsûldürرَأيتَهُ yan cümleciği sıla'dır,bu sıla'daki ه zamiri de âid'dir

    Âid bazen yukardaki gibi açık bazen de kapalıdır

    نَعْبُدُ اللهَ الذي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَ الأرْضَ
    Gökleri ve yeri yaratan Allah'a taparız

    cümlesinde الذي ismu mevsuldür,خلق السماوات والإرض sıla'dırعائدٌ (âid) müstetirdir(örtülüdür)Sila هو خلق السماوات و الأرض demektirmüstetir هو âid durumundadır

    el ismul mevsuller ayrı اَلْخَصُّ ve ortak اَلْمُشْتَرَكُ olmak üzere iki ayrı bölümde incelenebilirler:

    a-ayrı ismu mevsuller

    şahıs للمذكر anlamı للمؤنّث
    tekil الّذِي o kimse ki الَّتي
    ikil اَللَّذَانِ (اَللَّذَيْنِ o ikisi(ni) ki اَللَّتَانِ (اَللَّتَيْنِ
    çoğul اَلّذِينَ o kimseler ki اَلاَّتِي-اَلاّائِي-اَللَّوَاتِي



    b-ortak ismu mevsuller

    Sayıları üçtür,şunlardır:

    مَنْ =o kimse ki,o kimseler kiYalnız akıllılar içindir
    وَ مِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِعُونَ اِلَيْكَ (يونس،٤٢)ا
    Onların içinde seni dinlemeye gelenler de var(Yunus 84)

    مَا =o şey kiHayvan ve cansızlar içindir

    أَيُّ ،أَيَّهُ=hangisi insan, hayvan ve cansızlar için kullanılır

    *Hayvan ve cansızlar çok olursa onları gösteren el ismu mevsul olarak التي kullanılır
    *Mu'rab olan أيّ ile mebni olan مَنْ ve ماَ dan iki el ismu mevsul daha yapılır:
    أيَّمَنْ (her kim ki,her insan ki) ve أيُّماَ (her ne ki,her şey ki)


    يَحْتَرِمُ الطَّالِبُ مَنْ عَلَّمَهُ
    Öğrenci kendisine öğreteni(-ten kimseyi) sayar

    يَقُولُ الطِّفْلُ مَا لاَ يَفْعَلُ
    Çocuk yapmadığı şeyi söyler

    نَعْلَمُ أَيُّهُمْ شُجَاعٌ
    Hangisinin cesur olduğunu biliriz
     
  14. Ezlem Üye


    arapça Karşılaştırmalı Cümle Örnekleri:


    مَنَحَناَ اللَّهُ هَذِهِ الْفُرْصَةَ Allah bize bu fırsatı bağışladı

    شَكَرَناَ الرَّجُلُ فِي سَعاَدَةٍ Adam bize saadet içinde teşekkür etti

    شَكَرْتُمُوناَ فِي سَعاَدَةٍ Bize saadet içinde teşekkür ettiniz

    شَكَرْتُمُونِي فِي سَعاَدَةٍ Bana saadet içinde teşekkür ettiniz

    شَكَرْتُمُوهُ فِي سَعاَدَةٍ Ona saadet içinde teşekkür ettiniz

    شَكَرْتُمُوهاَ فِي سَعاَدَةٍ Ona saadet içinde teşekkür ettiniz

    شَكَرْتُمُوهُنَّ فِي سَعاَدَةٍ O (baya)nlara saadet içinde teşekkür ettiniz

    هَلْ رَكِبَ التِّلْمِيذُ الدَّراَّجَةَ ؟ Öğrenci bisiklete bindi mi?

    نَعَمْ ، رَكِبَهاَ Evet, ona bindi

    كَيْفَ رَكِبَ التِّلْمِيذُ الدَّراَّجَةَ ؟ Öğrenci bisiklete nasıl bindi?

    رَكِبَهاَ التِّلْمِيذُ كَثِيراً Öğrenci ona çok bindi

    ماَذاَ لَعِبَ الْفَرِيقُ ؟ Takım ne oynadı?

    لَعِبَ الْفَرِيقُ الْمُباَراَةَ Takım maç oynadı

    هَلْ قَرَأُوا الْقِصَّةَ ؟ Hikayeyi okudular mı?

    نَعَمْ ، قَرَأُوهاَ Evet onu okudular

    هَلْ فَتَحُوا الْكُتُبَ ؟ Kitapları açtılar mı?

    نَعَمْ ، فَتَحُوهاَ Evet onları açtılar[4]

    سَأَلْناَهُ عَنْ حاَلِهِ Ona durumu (hali) hakkında sorduk

    نَصَرَكَ صَدِيقُكَ Arkadaşın sana yardım etti

    نَفَعَنِي الدَّواَءُ İlaç bana fayda verdi

    نَفَعَنِي إِجْتَهاَدِي Çalışmam bana fayda verdi

    شاَهَدْتُهُ[5] وَ أَصْدِقاَءَهُ فِي السُّوقِ
    Onu ve arkadaşlarını çarşıda gördüm

    ماَذاَ شاَهَدْتَ فِي الْحَدِيقَةِ ؟ Bahçede ne gördün?

    شاَهَدْتُكَ فِي الْحَدِيقَةِ Bahçede seni gördüm

    شاَهَدْتَنِي فِي الْحَدِيقَةِ Bahçede beni gördün

    مَتَى زاَرَ واَلِدُكَ الطَّبِيبَ ؟ Baban doktoru ne zaman ziyaret etti? [6]

    مَتَى زاَرَتْ واَلِدَتُكَ الطَّبِيبَ ؟ Annen doktoru ne zaman ziyaret etti?

    زاَرَتْ واَلِدَتِي الطَّبِيبَ أَمْسِ Annem doktoru dün ziyaret etti

    زاَرَتْ واَلِدَتُهُ الطَّبِيبَ أَمْسِ ياَ أُسْتاَذِي! Annesi doktoru dün ziyaret etti ey hocam!

    هَلِ الْأَوْلاَدُ زاَروُا الْمَرِيضَ ؟ Çocuklar hastayı ziyaret ettiler mi?

    نَعَمْ ، اَلْأَوْلاَدُ زاَرُوهُ Evet, çocuklar onu ziyaret ettiler