Dünyaca Ünlü Fabl Örnekleri

Konusu 'Sözel Dersler' forumundadır ve Meryem tarafından 11 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. Meryem

    Meryem Üye



    Dünyaca ünlü fabllar
    Ünlü fabl örnekleri


    KELİLE ve DİMNE
    Kelile Ve Dimne Günlerin birinde iki arkadaş yaşarmış.Bu arkadaşların biri çok dürüst,çok aklıllı ve de çok çalışkanmış.Diğer arkadaşı ise yalancı,tembel ve çok kurnaz biriymiş.Dürüst olanın ismi Kelile,diğerinin ismi se Dimne’ymiş.
    Bir gün bu iki arkadaşın yaşadığı ülkenin padişahı,ülkede hiç vezir bulamamış.Dimne ile Kelile arasında bir seçim yapacakmış.O da Dimne’yi seçmiş.Çünkü o çok kurnaz biriymiş.Ülkenin kralı onu vezir yapmış.Ona çok güveniyormuş.
    Günün birinde kral odada yalnız başına otururken,bir ses gelmiş.Çok derin bir sesmiş.Bu sesin kaynağını öğrenmek için araştırmalar yapmış.Ama hiç kimseye de söyliyemiyormuş derdini.Çünkü koskoca bir kral,bir sesten korkarmıymış hiç!Her ne ise.Dimne,kralın birşeylerden korktuğunu biliyormuş.
    Bir gün,Dimne yine kralın yanındayken yine o ses gelmiş.Ses bir inek sesiymiş.Ama kral bunu çözememiş.Kral korkuyla orada dururken Dimne neden korktuğunu anlamış.Sesin kaynağına doğru yol almış.İşte o zaman kral sesin bir inekten geldiğini sezinlemiş.(Nihayet!)Kral,bu ineği çok severmiş.Her gün onunla oynamaya başlamış.Dimne bu olayı kıskanmaya başlamış.Ve bir iftira uydurmuş.Krala şöyle demiş”Sayın kralım,bu inek sizin tahtınıza göz koyuyor.Bunun böyle sürüp gitmesine göz yumamazsınız sanıyorum”demiş.Kral da düşünmeye başlamış.
    O düşüne dursun,Dimne,ineğin yanına gidip şöyle demiş”Bak inek kardeş,ben kralın yanından geliyorum.Kral yakında seni kesip kendine yemek olarak pişirecek.Sen buradan kaçamazsın da.Benden söylemesi.”demiş.Ama inek bunu pek kafasına takmamış kral kadar.Fakat içinde hâlâ bir şüphe varmış doğrusu.
    Yine günlerden bir gün kral onun yanına gitmiş.Bunu gören inek,hemen ona saldırmaya başlamış.Kral bunu görünce Dimne’nin sözlerini doğrulamaya başlamış.Hemen ineği öldürtmüş.
    ***
    Aradan 2 yıl geçmiş. Kral yaptığıdan pişmanmış.Ama bir şey de yapamamış Dimne’ye.Çünkü onu suçsuz olarak görüyormuş.
    Annesi o anda içeri girmiş:
    -Bak evladım,demiş.Sen,Dimne’nin suçsuz olduğuna inanmaya devam et. Ama şunu da bil ki,bugün ineğini öldüren,yarın seni de öldürür.Eğer canını seviyorsan öldür onu….
    Kral bu sözlerden etkilenmiş.Ve Dimne’yi öldürmüş. Kelile ise,bu durumdan etkilenip,hastalanmış.Ve sonunda ÖLMÜŞ…
    Bu iki arkadaşın sonu böyle bitmiş.Eğer Dimne bunları söylememiş olsaydı,şu anda yaşayabilirdi.Hem de vezir olarak….

    ARSLANLA FARE
    Herkese saygı göstermeli elden geldikçe.
    Umulmadık kimselerden fayda görür insan.
    İşte bu, gerçeği anlatan bir hikaye,
    Daha nice bin hikaye arasından.
    Pençesi dibinde bir arslanın,
    Dalgınlıkla bir fare çıkıverdi.
    Bu fırsatı kullanmadı sultanı ormanın,
    Fareye dokunmayıp bir büyüklük gösterdi.
    Bu iyiliği boşa gitti sanmayın;
    Kimin aklına gelir ki bir an,
    Fareye işi düşer arslanın?
    Ama o da bir gün dışarı çıktı ormandan;
    Gitti tutuldu bir ağa.
    Ne çırpınma, ne kükreme … Kâr etmez tuzağa.
    Bay fare koştu; dişiyle arslanın ağını,
    Öyle bir kemirdi ki ağ söküldü nihayet.
    Sabırla zamanın yaptığını;
    Ne kuvvet yapabilir, ne şiddet.
    “İyilik eden iyilik bulur.”
    “Hizmet et benim için, hizmet edeyim senin için.”
    “İyilik iki baştan olur.”

    ŞAHİN İLE HOROZ
    Şahin, tatlı bir daire çizerek süzüldü, yüzyıllık çınar ağacının dalına kondu. Gerçi kendisini hafif hafif esen rüzgarın kollarına bırakmıştı ama; yine de yorulmuştu inerken. Bir süre konduğu dalda soluklandı, üzerindeki tozları silkeledi ve "Biraz kestireyim." diyerek iyice yayıldı.
    Tam bu sırada bir ses duydu. Horozun biri bağırtıyla kaçıyordu. Çınarın altına geldiğinde soluk soluğa kalmıştı. Dönüp arkasına baktı, kimsenin gelmediğini görünce rahatladı.
    Horozun kaçışını izlemiş olan şahin:
    - Hah hah hah hah, diye gülmüştü.
    Horoz, "O da kim?" diye çevresine bakınırken, şahin yukarıdan seslendi:
    - Benim, dostum, ben, şahin, başını yukarı kaldır.
    Horoz, sesin geldiği yöne kaldırdı başını, şahini gördü.
    Şahin hâlâ gülüyordu:
    - Ne oldu, kimden kaçıyordun öyle?
    - Tabii gülersin, dedi horoz, sana göre bir şey yok.
    - Kim kovalıyordu seni?
    Horoz:
    - Sahibim, dedi, kim olacak, ilerideki çiftlikte yaşıyorum.
    - Size şaşıyorum, dedi şahin, sahipleriniz, henüz yumurtadan yeni çıkmış bir yavruyken özenle besleyip büyütüyorlar, sizler için güzel evcikler yapıyorlar, kümeslerde bir eliniz darıda bir eliniz arpada yaşayıp gidiyorsunuz, yine de size yaranamıyorlar… Yahu, kendisine bu kadar yararı dokunan insanlardan kaçılır mı?
    Horoz, şahinin küçümseyici sözlerini dinledikten sonra:
    - Sen, dedi, bir şahini tavada kızarırken veya şişe geçmiş közde pişerken gördün mü hiç?
    - Yook, dedi şahin laubali bir tutumla, ne olacak?
    - Ben, dedi horoz; çok horozlar, tavuklar gördüm sahibim pişirirken, ona nasıl güvenebilirim?

    TAVŞAN İLE KAMLUMBAĞA
    Tavşan ikide bir böbürleniyor:
    -Kimse benden hızlı koşamaz, diyormuş. Sonunda kaplumbağa dayanamamış:
    -İstersen yarışalım, demiş.
    Koşuya başlamışlar. Tavşan epeyce yol aldıktan sonra, "Hıh, o sırtı kabuklu hayvancık sürüne sürüne kim bilir ne zaman sonra bana yetişir?" diye düşünmüş.
    -Şu ağacın altına biraz uzanıp dinleneyim, demiş. Uyuyakalmış.
    Kaplumbağa ağır yürüyüşü ile yürümüş yürümüş, hiç dinlenmeden yol almış.
    Tavşan bir ara gözünü açmış. Bir de ne görse beğenirsiniz, kaplumbağa neredeyse yarışı bitirmek üzereymiş. Hemen fırlamış, rüzgar gibi koşmaya başlamış. Ama ne çare, kaplumbağaya yetişememiş.
    Böylece tavşan yarışı kaybetmiş. Aldırış etmemenin cezasını çekmiş. Kaplumbağa ise düzgün adımlarla, durmadan yürüdüğü için yarışı kazanmış.

    ZALİM ASLAN
    Vaktiyle ormanın birinde, canavar mı canavar bir aslan varmış. Çok kan döker, canını yakmadık tek bir hayvan bile bırakmazmış. O yaşadığı sürece, hiçbir hayvan rahat yüzü görmemiş. Bütün hayvanlar ondan nefret eder, ölümünü beklermiş.
    Bu zalim aslan sonunda yaşlanmış. Gücü kuvveti kalmamış. Ağzındaki dişler de dökülünce herkesin maskarası olmuş. Hiçbir hayvan ona yardım etmiyor ve onunla konuşmuyormuş. Hayvanlar bir gün oturup karar almışlar; "Gelin hep beraber, bize bunca kötülük eden bu zalim aslanı iyice bir dövelim. Yaptıklarının cezasını, az da olsa görmüş olsun böylece."
    Sonunda bütün hayvanlar aslana saldırmış. İyice bir dövmüşler onu. Birisi boynuz vuruyor, diğeri çifte atıyor, bir başkası ısırıyormuş. Böylece; yaman bir öc almışlar aslandan.