d ile başlayan Bayan isimleri

'Güncel Bilgiler' forumunda Wish tarafından 6 Eylül 2010 tarihinde açılan konu

  1. Wish Üye


    D harfiyle bailayan bayan İsimleri
    D ile başlayan kız isimleri
    D harfiyle başlayan kız isimleri ve anlamları

    DAHİYE: Üstün zeka sahibi.

    DALAY: Deniz.

    DALYA: Yıldız çiçeği.

    DAMLA: Bir sıvıdan ayrılarak düşen parça halinde, küçük miktar, katre.

    DEFİNE: Yere gömülmüş, kıymetli eşya. Kıymet ve değeri olan kimse veya mal.

    DEFNE:Akdeniz ikliminde yetişen, yapraklan sert ve üst yüzleri parlak açık sarı çiçek ve güzel kokan defnegillerden bir ağaç.

    DELFİN: Yunus balığı.

    DELİSTAN: İlkbaharda birdenbire kabarmış bahçe. Gelişmiş, içinde her türden bitki bulunan, karışık bahçe.

    DEMET: Bağlanarak, oluşturulan deste. Biçilip bağlanmış ekin. Bir kaynaktan çıkan ışıkların meydana getirdiği ışık destesi, hazne.

    DENİZ: Büyük su kütlesi. Büyük su kütlesindeki dalgalanma.

    DERYA: Deniz, büyük nehir.

    DERYAB: Akıllı, anlayışlı.

    DERYACE: Küçük deniz. Göl.

    DERYADİL: Gönlü geniş, herşeyi hoş gören.

    DERYANUR: Nur denizi, deryası.

    DESEN: Renksiz çizim. Kumaş şekli.

    DESTAN: Hikaye, kıssa. Hile, mekr, tenvir.

    DESTE: Demet, tutam, takım. Kabza, tutacak yer.

    DESTEGÜL: Gül demeti, destesi.

    DEVA: İlaç. Çare, tedbir.

    DİBA: Alacalı ipek kumaş. Atlas.

    DİBACE: Kitabın başlangıç kısmı, önsöz. Kitapların süslü sayfaları.

    DİCLE: Yakındoğu'nun Türkiye'den doğan ve Mezopotamya'dan Basra Körfezine dökülen nehirlerden biri.

    DİDAR: Yüz, çehre. Görme, görüşme. Görüş kuvveti. Açık meydanda.

    DİDE: Göz. Gözcü. Gözbebeği. Gözucu.

    DİDEM: Gözüm.

    DİLAN: Gönüller, yürekler.

    DİLARA: Gönül alan, gönül kapan, gönül okşayan, gönlü dinlendiren. Bugün elde örneği olmayan eski Türk mürekkep makamlarından biri.

    DİLAVİZ: Gönlün takıldığı, gönüle takılan.

    DİLAY: Gönlü aydınlatan ay.

    DİLBAZ: Gönül eğlendiren. Güzel söz söyleyen. Yüze hoş görünen.

    DİLBER: Gönül alıp götüren, güzel.

    DİLBERAN: Dilberler, güzeller.

    DİLBERAY: Ay gibi güzel kadın.

    DİLBESTE: Gönül bağlamış, aşık.

    DİLDAR: Birinin gönlünü almış, sevgili.

    DİLDEREN: Sevgi toplayan, gönül alan, beğenilen.

    DİLEFRUZ: Gönül aydınlatan.

    DİLEK: Dilenen şey, arzu, istek. İsteme, arzu etme, dileme.

    DİLEM: Gönül ilacı.

    DİLFERAH: Gönlü ferah, sevinçli.

    DİLFEZA: Gönlü genişleten, gönlü artıran.

    DİLFÜRUZ: Gönüle ferahlık veren, sevindiren.

    DİLKESTE: Gönül çekici.

    DİLMEN: Güzel. Güzel dil bilen, konuşan, söz söyleyen.

    DİLNUR: Gönlü nurlu.

    DİLRAH: Gönül yolu.

    DİLRUBA: Gönül kapan, gönül alan. Tahminen 2 asırlık bir makam.

    DİLSUZ: Gönül yakan, yürek yakıcı.

    DİLŞAD: Gönlü hoş, sevilmiş.

    DİLŞÜKUFE: Gönül çiçeği.

    DİRAHŞAN: Parlak, parlayan.

    DİRAYET: Zeka, bilgi, kavrayış.

    DOĞA: Tabiat.

    DOĞANNUR: Nurun doğması.

    DOYUM: Ganimet almış.

    DÖNDÜ: Henüz evlenmemiş kız. Örfte devamlı erkek çocuğu olan ailenin son doğan çocuğu kız olursa döndü adını koyarlardı.

    DÖNE: Karşı ziyarette bulunma.

    DUCİHAN: İki cihan, dünya ve ahiret.

    DUDU: Hanım, küçük kardeş. Papağan, tuti. Bir papağan cinsi.

    DUHA: Kuşluk vakti.

    DUHTER: Kerime, kız.

    DURANAY: Ayın en uzun süre gökyüzünde kaldığı zaman.

    DURNA: Bir cins kuş. Turna.

    DURSALİHA: Erkek çocuğu olmayan ailelerin en son doğan kız çocuklarına verdikleri ad.

    DURU: Saf, berrak.

    DURUGÜL: Temiz, saf gül.

    DUYGU: His. Duyulan, işitilen, hissedilen şey.

    DUYSAL: Duymakla, hissetmekle ilgili olan.

    DÜRDANE: İnci tanesi. Sevgili, kıymetli.

    DÜREFŞAN: İnci serpen. İnci gibi söz söyleyen ağız.

    DÜRİYYE: İnci gibi parlayan, parlak. Parıltılı yıldız.

    DÜRNUR: İnci ışığı.

    DÜRRE: İnci tanesi.

    DÜRVEŞ: İnci gibi.

    DÜZEY: Seviye.

    DÜZGÜN: Girintisi, çıkıntısı, pürüzü olmayan. Düzeltilmiş, tesviye edilmiş. İyi düzen verilmiş. İntizamlı, nizamlı. Yolunda, rayında.