cumhuriyet bayramı ile ilgili konuşmalar

Konusu 'Eğitim' forumundadır ve HazaN tarafından 27 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. HazaN Admin Yönetici Admin



    Cumhuriyet bayramıyla ilgili öğrenci konuşması, Cumhuriyet bayramı öğretmen konuşma metni, Cumhuriyet bayramı konuşma metni örneği

    Cumhuriyet Bayramı her yıl 29 Ekim’de ulusça, kıvançla kutladığımız bir milli gündür.Bu günde yurdumuzun hemen her yerinde ve okullarımızda törenler düzenlenir, konuşmalar yapılır, şiirler okunur ve şölenler verilir.

    Bugün bizim için önemli ve değerli bir gündür.Çünkü bugünde, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet kurulmuş ve insanlar Cumhuriyetle birlikte özünde var olan özgürlük ve eşitlik gibi unsurları kavramıştır.Cumhuriyet bir halk yönetimi şeklidir.Cumhuriyt yönetiminde egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.Zaten ulu önder Atatürk’ün de dediği gibi : “ Türk ulusunun yaradılışına ve yaşantısına en uygun olan yönetim şekli Cumhuriyettir.”Atatürk bu sözüyle, Türk ulusuna yakışan yönetimin Cumhuriyet olduğunu belirtmiştir.Çünkü Cumhuriyet bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik gibi kavramları içinde barındırır.Bağımsızlık , özgürlük ve eşitlik Türk ulusunun önem verdiği unsurlar olduğu için, Türk ulusu ancak bir Cumhuriyet yönetim şekliyle yönetilebilir.Cumhuriyete kavuşmamız tabiki de kolay olmamıştır.Çünkü atalarımız uzun yıllar bu uğurda savaşıp, kanlarını ve canlarını vermişlerdir.

    Onlar bu uğurda korkusuzca savaşıp bizlere rahat, huzurlu ve mutlu bir toplum bırakmamak için ellerinden geleni yapmışlardır.Biz Cumhuriyetle huzura, rahata ve mutlu bir yaşama kavuştuk.Bu yüzden atalarımızın bizlere bıraktığı Cumhuriyetin anlam ve önemini kavramak için her yıl 29 Ekim’de kıvançla bu milli bayramı kutlar, ulusça seviniriz.
    Unutmayalım ki!
    CUMHURİYET bizim için en büyük bayramdır.
     
  2. HazaN Admin Yönetici Admin


    Cevap: cumhuriyet bayramı ile ilgili konuşmalar

    Sayın Müdürüm, Değerli Arkadaşlar, Sevgili Öğrenciler,

    Batı dillerinde cumhuriyetin karşılığı, milletin kendisini yönetmesi anlamına gelir. Cumhuriyet rejiminde iki unsur çok önemlidir:
    A-İdare edilenler.
    B-İdare edenler.

    Bu iki unsurun sahip olması gereken özelliklerin başında dürüstlük gelir.
    Atatürk'ün zamanımızdan yaklaşık yüz yıl önce cumhuriyet için söyledikleri bugün hala bazı batı ülkelerinin elde etmeye çalıştığı düşüncelerdir. O söylediklerini bilimsel temellere oturtmamış olsaydı, bu kadar zaman sonra düşünceleri hala güncelliğini koruyabilir miydi?
    29 Ekim 1923 günü ilan edilen cumhuriyetin alt yapısını Atatürk aşama aşama hazırlamıştır.
    Atatürk'e göre sadece cumhuriyete sahip olmak yeterli değildir. Ona layık olmak da gereklidir. Bunun içinde gereken yol gene eğitimden geçiyor.
    Hürriyet ve bağımsızlığın kıymetini, erdemli, özverili, çalışkan gençler, savaş alanlarında şehit düşenler kadar iyi bilirler. Bağımsızlık; hürriyet, cumhuriyet bundan böyle savaşarak değil, bunların değerini bilerek korunacaktır.
    Konuşmama Atatürk'ün cumhuriyet kavramıyla ilgili çarpıcı bir anısıyla son vermek istiyorum:
    Atatürk, Mudanya yolu ile Bursa'ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kitlesi iskelede etrafını çevirmişti. Bir kadının elinde bir kâğıtla Atatürk'e yaklaştığı görüldü. İhtiyar, zayıf bir kadındı. Ata'nın yolunu keserek titrek bir sesle:
    Beni tanıdın mı oğul? Dedi. Ben sizin Selanik'te komşunuzdum. Bir oğlum var. Devlet demir yollarına girmek istiyor. Siz onu alsınlar dediniz. Fakat müdür dinlemedi. Oğlumu yine işe almamış. Ne olur bir kerede siz söyleseniz.
    Atatürk'ün çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı. Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle:
    Oğlunu almadılar mı? Dedi. Ben tavsiye ettiğim halde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuş İşte cumhuriyet böyle anlaşılacak
    Kadın kalabalığın içinde kaybolmuştu. Ve Atatürk adeta kendinden geçmiş bir sesle:
    İşte cumhuriyetten beklediğimiz netice Diyordu.

    Nice 29 Ekimlere Bayramınız kutlu olsun!