Anneler Günü ile ilgili kompozisyon

'Ders notları' forumunda Dark tarafından 30 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dark Üye


    Anneler Günü konulu kompozisyon




    Annemiz bizi dünyaya getiren yaşamı boyunca da bizim en büyük destekçimiz olan bir bakıma hayatınızdaki mucizedir.
    Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar atasözünden de anlaşıldığı gibi hayatımıza giren-çıkan yüzlerce insan vardır. Fakat hangisi bizi annemiz gibi koruyup kollayıp aynı zamanda da sevgisini ve şefkatini gösterebilir? Ya da o insanın kendince tanımladığı sevgi kavramı anne sevgisinin ne kadar yakınından geçebilir?
    Annenin sevgisi ve bu anne sevgisini çocuğun hissedebilmesi o kadar önemlidir ve o kadar özel bir duygudur ki bu özel duyguyu da tek bir güne sığdırma çabası boştur bence. Annemiz tüm hayatı boyunca bizi zaten koşulsuz düşünmüştür. Biz neden 365 gün içinden sadece bir günü annemize ayırmışız? Sadece bu gün değil de her gün annemize onu sevdiğimizi hissettirelim.









    Anneler Günü Kompozisyon -1

    Anneler Günü

    Hayat başıma papatyalarla işlenmiş bir taç taktı… Papatyaların her birinde sevgi var, emek var, şefkat ve süt kokusu var…
    Anne, bu tacın adı. Papatyalarla süslü, gülücüklerle birbirine tutunmuş, kollayan, koruyan en kıymetli hazine; anne…

    Ben ilk doğduğumda kim bilir benim için neler hayal ettin? Önce pembe elbise mi giydirecektin, yoksa kırmızı mı? Kimler beni görmeye geldiğinde önce maşallah demelerini isteyecektin? Acaba verdiğin sütle doyacak mıydım, yoksa istemeden de olsa ağlatacak mıydın beni?

    Mutluydun. Artık üç kişi olmuştuk şu koca dünyada. Benimle birlikte aile kavramı tamamlanmış oldu, neşe getirdim dünyana. Gündüzlerin benimdi de, gecelerinden de rüyalarını çaldım. Neydi artık senin için en önemlisi? Anne olmuştun artık. En kıymetli, en yüce sıfat… Daha da olgundun artık. Başına kötü bir şey geldiğinde sadece kendini değil, yavrunu da düşünecektin bundan sonra.

    Hayattım ben anne. Hava, su, kaderin çizgisi, gözlerinin feriydim… Zamanı hiç durduramadık. Bir yandan, hadi büyü artık be yavrum derken, yüreğinin diğer yarısı hep çocuk kalayım istemedi mi? Kelimeleri hep yarım söylesem, her anne dediğimde dünyalar senin olsa, hep böyle masum kalsa, hayat onu incitmese, demedin mi?

    Çocukluğum sadece o rengi atmış fotoğraflarda kaldı artık. Bakıp bakıp, aman ne de tatlıymış, dediğin, her hareketimi o küçük karelere sığdırmaya çalıştığın fotoğraflarda kaldı çocukluğum… Büyüdüm ben anne.
    Zaman neye inat bu kadar hızlı ilerliyor ki? Alıp veremediği ne bizimle? Hayatı görür gibiyim artık önümde. Gözlerimi dört açmam gerekiyor, düşmemek, savrulmamak için. Bazen düşsem ne olur, diyorum; ben zaten en büyük güzelliği senden görmüşüm, hayat senin kollarında başlamış ya, başladığım yere geri dönerim, diyorum, kollarına, dizlerine…

    Aklıma en kötüsü de gelmiyor değil. Ya sen olmasan? O zaman dünya yıkılmış, ben olmamışım çok mu? Sen yoksan anne; hayat ne olur, gülümsemek ne demek, bilebilir miyim o zaman? Benim için acı olur hayatın diğer adı. Çırpınırım, kalkamam ayağa, hissedemem güneşi, göremem yıldızları…

    Annem… İyi ki varsın. Zaman zaman dünyanın en kötüsü bile ilan etsem seni, senden nefret ediyorum diye bağırıp seni yaralasam da bazen, iyi ki benim annemsin. Arkadaşım, sırdaşım, övünç kaynağım, akıl hocam. Bazen ne kadar da hoşuna gidiyor değil mi; senin yapma dediğin bir şeyi yaptığım, ardından da pişman olup, sen haklı çıktığında sana mahcup mahcup baktığımda. Dediklerin hep doğru çıkıyor anne. Evet, sen her şeyin en iyisini bilirsin…

    Hani hep diyorum ya sana, çocuğum olduğunda bunların hiç birini yapmayacağım, onun istediği her şeyi alacağım, istediği yere göndereceğim; diye. Yalan anne. Ben kardeşime bile karışırken, endişe ederken, kendi evladımı öyle bırakabilir miyim rahatça. Hepsi bir inat sadece. Nereden bileyim şimdi ben? Anne değilim ki. Düşünemem bir elma nasıl paylaştırılır dörde beşe. Anne olunca ben de anlarım herhalde.

    Bugün senin günün hayatımın anlamı, yaşam kaynağım, gün ışığım… Bugün tüm kanatsız meleklerin günü. İyi ki sen varsın, iyi ki Ali’nin Ayşe’nin de anneleri var. Ellerimi tutardın minicikken ya… İşte şimdi o eller sana, seni anlatıyor. Sevgiyi, hayatı anlatıyor bu satırları yazarken. Sana teşekkür ediyor…
    Başkası bir şey yerken ben hiç imrenerek bakmadım, en güzel oyuncakların hepsi bende de vardı. Yemeklerimi hiç soğuk yemedim, hastalanınca hep iyileşeceğimi bildim. Yorulduğumu fark ettiğimde hiç korkmadım, sırtımı sana yasladım, nefes aldım, dinlendim.

    Seni seviyorum. Bana tüm kattıkların, öğrettiklerin, kazandırdıkların için… Yaşattıkların ve yaşatacakların için sonsuz teşekkürler. Anne dedim ya ben sana; en değerli hazine olsun, o da başımın üstüne taç olsun!


    Alıntıdır!



    Anneler Günü Kompozisyon -2


    Mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü'dür. Anneler Günü evrensel bir gündür. Dünyada milyonlarca anne bugün çocukları tarafından sevgi ve saygı ile anılır.

    Anneler Günü ülkemizde 1955 yılından bu yana kutlanıyor. Türk Kadınlar Birliği ülkemizde her yıl çocukları için büyük fedakarlığa katlanan annelerden birini yılın annesi seçer. Yılın annesinin kişiliğinde tüm annelere iyi dilekler sunulur.

    Amerika'nın Filedelfiya eyaletinde 9 Mayıs 1966 günü Jarvis isimli bir kızın annesi öldü. Annesini çok seven Jarvis'in üzüntüsü aylarca sürdü. Hayatla kimsesi kalmayan Jarvis ölüm olayına bir türlü alışamadı. Yaşama küstü. Canlılığını, yaşama sevincini yitirdi. Yemedi, içmedi bir ara ölmeyi bile düşündü. Jarvis'in bu durumunu yakından izleyen komşusu Jarvis'le arkadaş oldu. Bir gün yaşlı komşu söyleşi sırasında Jarvis'e "İnsanlar doğar, yaşar, ölür. Bu bir doğa kanunudur." dedi. Bu iki cümle, Jarvis'i çok etkiledi. Ölümün de doğmak, yaşamak gibi bir doğa olayı olduğunu düşündü. Ancak bu doğruyu bulmak Jarvis'in annesine olan sevgisini azaltmadı. Aradan geçen süre içinde ölüm sözcüğünün soğukluğu gitti. Yerine anne sevgisinin sıcaklığı geldi. Artık Jarvis annesini gözyaşları ile değil severek. anmaya başladı. Acıları azaldı. İçinde arı, duru bir sevgi oluştu.

    Aradan bir yıl geçti. Bu süre içinde Jarvis, hemen her gün annesinin mezarına çiçekler götürdü. Jarvis'in annesinin ölüm yıldönümünde bütün arkadaşları eve geldi. O gün Jarvis arkadaşlarına :

    — Geçen bir yıl içinde çektiğim acılar bana şunu öğretti "Dünyada anne sevgisinin yerini dolduracak hiçbir sevgi yoktur. Yılın bir gününü annelere ayıralım. O günü annelerimizle ilgili anılarla dolduralım. Böylece annelerimize olan sevgi borcumuzu ödeyelim." dedi.

    Arkadaşları Jarvis'in önerisini çok beğendiler. Birlikte hemen kentin Belediye Başkanına gittiler. Başkan onları dinledi. Öneriyi içtenlikle benimsedi. Daha sonra bu öneri gazetelere, yazarlara anlatıldı. Jarvis ve arkadaşlarının çalışmaları kısa sürede sonuç verdi. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.

    Anneler günü ilk kez 1908 yılında kutlandı. Daha sonra bütün uygar ülkelerde kutlanmaya başlandı.

    Her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü gazetelerde annelerle ilgili yazılar, anılar, şiirler yayınlanır. Radyo ve televizyonda ana sevgisini konu eden konuşmalar yapılır. Türk Kadınlar Birliği'nin şubesi olan illerde yılın anneleri seçilir. Okullarımızda ayrıca Anneler Günü nedeniyle toplantılar düzenlenir. Bu toplantılarda okunan şiirler, söylenen türküler, şarkılar, annelere armağan edilir. Filimler gösterilir. Sergiler düzenlenir.

    Anneler Gününde annemize bir demet kır çiçeği armağan ederek, bir güzel sözcükle yanağından öperek onu çok mutlu ederiz.
     

  2. Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Anneler Günü ile ilgili kompozisyon

    çok güzeldi
     

  3. Misafir Ziyaretçi

    Cevap: Anneler Günü ile ilgili kompozisyon

    Annemiz bizi dünyaya getiren yaşamı boyunca da bizim en büyük destekçimiz olan bir bakıma hayatınızdaki mucizedir.
    Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar atasözünden de anlaşıldığı gibi hayatımıza giren-çıkan yüzlerce insan vardır. Fakat hangisi bizi annemiz gibi koruyup kollayıp aynı zamanda da sevgisini ve şefkatini gösterebilir? Ya da o insanın kendince tanımladığı sevgi kavramı anne sevgisinin ne kadar yakınından geçebilir?
    Annenin sevgisi ve bu anne sevgisini çocuğun hissedebilmesi o kadar önemlidir ve o kadar özel bir duygudur ki bu özel duyguyu da tek bir güne sığdırma çabası boştur bence. Annemiz tüm hayatı boyunca bizi zaten koşulsuz düşünmüştür. Biz neden 365 gün içinden sadece bir günü annemize ayırmışız? Sadece bu gün değil de her gün annemize onu sevdiğimizi hissettirelim.