Albert Einstein Anıları

'Güncel Bilgiler' forumunda HazaN tarafından 20 Nisan 2011 tarihinde açılan konu

  1. HazaN Admin Site Yetkilisi Admin


    Albert Einsteinın anıları
    Albert Einstein çocukluk anıları


    Profesör öğrencilerine su soruyu sorar:__ "Var olan herseyi Tanrı mi yarattı
    Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar:_____ "Evet herseyi Tanrı yarattı!"
    Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine "evet efendim" diye yanıtlar.
    Profesör devam eder:
    "Eğer herseyi yaratan Tanrı ise ve şeytan var olduğuna göre şeytani da Tanrı yaratmış olur ve çalışmalarımızda uyguladığımız 'kesinleştirme' prensibine göre de Tanrı şeytandır.”
    Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır ve yerine oturur. Profesör ise öğrencilerine bir kez daha Tanrı’nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur.
    Bu arada bir öğrenci ayağa kalkar ve:_____ "Bir soru sorabilir miyim Profesör?"
    der. Profesörde sorabileceğini söyler. Öğrenci ayağa kalkar ve ____"Soğuk var midir?" diye sorar.
    Profesör: __"Nasıl bir soru bu böyle, tabi ki vardır" diye yanıtlar. "Sen hiç soğuktan üşümedin mi?"
    Öğrenci:
    "Aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur. yasamda/realitede biz soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. Örneğin, Absolute 0 (-460 derece F) sıcaklığın kesin yokluğudur (hiç olmadığı seviyedir). Tüm maddelerin bu seviyede reaksiyon verme özellikleri bozulur ve değişir. Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif etmek için yarattığımız bir kelimedir" der ve devam eder; "Profesör, karanlık var midir?"
    Pofesor: "Tabiki vardır".
    Öğrenci yanıtlar:
    "Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü, karanlık da yoktur. Yasamda/realitede karanlık ışığın yokluğudur. Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız.Gerçekte, biz Newton'un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. Bir basit ışık isini karanlık bir mekanı aydınlatarak karanlığı kirmiş olur yani karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekanın/uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçersiniz! Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık tarafından, ışığın olmadığı yer/mekan için kullanılan bir kelimedir.
    Son olarak öğrenci Profesöre gene sorar:
    "Efendim şeytan var midir?"
    Bu kez Profesör pek emin olamamakla birlikte yanıtlar:
    "Tabi ki, açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde onu görürüz.Şeytan/kötülük bir kişinin baksa bir kişiye her gün sergilediği insaniyetsizliğinin bir örneğidir. O , dünyadaki islenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanin kendisinden başka bir şey de değildir." der.
    Öğrenci devam eder:
    "Şeytan yoktur efendim.Yani o kendi basına yoktur. Şeytan basit olarak Tanrının yokluğudur. O aynen karanlık ve soğuk ta olduğu gibi insanin tanrının yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir. Tanrı şeytani yaratmadı. Şeytan/kötülük insanin tanrısal sevgiyi yüreğinde duyumsamadığı zaman deney imlediklerinin bir sonucudur.O aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk ye da ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir.
    Profesör yerine oturur.
    Genç öğrencinin adi
    ALBERT EİNSTEİN' dır.